Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/10446 E. 2011/5177 K. 19.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10446
KARAR NO : 2011/5177
KARAR TARİHİ : 19.04.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleşen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili idareye ait aboneliğin fiili kullanıcısı olduğunu, müvekkilinin davalıdan 1.103,35 TL su bedeli (asıl alacak) 614,33 TL gecikme cezası bedeli 1.273,23 TL tahakkuksuz gelir, 0,10 TL teminat bedeli, 4,72 TL açma kapama bedeli olmak üzere toplam 2.995,73 TL alacağının olduğunu ileri sürerek bu miktarın asıl alacağa dava tarihinden itibaren uygulanacak aylık %2 ve değişen oranlarda gecikme cezası ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı İSKİ vekili davalı borçlunun defalarca kaçak su kullandığını ileri sürerek 15.08.2007 tarihi itibariyle 1.665,50 TL tahakkuksuz gelir, 4.72 TL açma kapama bedeli, 1.516,95 TL su bedeli, 802,55 TL gecikme cezası bedeli, 0,10 TL teminat olmak üzere toplam 3.989,82 TL’nin su bedeli olan 1.516,95 TL’sına 15.08.2007 tarihinden itibaren aylık %2 ve değişen oranlarda gecikme faizi ile tahakkuksuz gelir olan 1.665,50 TL’na dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, duruşmada davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller benimsenen son bilirkişi raporuna göre asıl dava bakımından davanın kısmen kabulüne, 2.637,42 TL’nin dava tarihinden değişen oranlarda uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK’nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 5236 sayılı Kanun’un 19.maddesi ile HUMK’a eklenen Ek-madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2009 yılı için 1.400,00 TL’dir.

Asıl davada reddedilen ve bu nedenle temyize konu edilen miktarın 358,31 TL olması nedeniyle hüküm davacı bakımından kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün, ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Bu nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden reddi gerekmiştir.
2-Birleşen dava yönünden;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz isteminin miktar yönünden reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle birleşen davaya yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden birleşen dava ile ilgili usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 19.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.