Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/10691 E. 2013/7215 K. 22.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10691
KARAR NO : 2013/7215
KARAR TARİHİ : 22.04.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraf vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, davalının 10.11.2005 tarihinde imzalamış olduğu sözleşme ile müvekkilinin bayisi bulunduğunu, yanlar arasında bağıtlanan sözleşme süresinin 5 yıl olduğunu, davalının gönderdiği ihtarname ile bayilik ilişkisini sona erdirdiğini, davalının haksız feshi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 50.000 TL kâr kaybı ve 50.000 TL cezai şart olmak üzere toplam 100.000 TL’nin sözleşmenin fesih tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 02.12.2010 tarihinde ise dava bedelini ıslah ile 910.942,92 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacının taleplerinin fahiş olduğunu, cezai şart ve kâr mahrumiyeti hesaplama yönteminin net olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda; davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiği, davacı şirketin takdiren 3 ay içinde yeni bir bayilik sözleşmesi yapabileceği takdiren 51.978,65 TL kâr mahrumiyetinin ve cezai şart olarak hesaplanan miktarın davalının ekonomik mahvına sebebiyet vereceği kanaatiyle hesaplanan cezai şart miktarının takdiren ¼ oranında tenkisi ile 49.652,85 TL cezai şart tazminatının da 13.06.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte hüküm altına alınmasına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, bayilik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle kâr mahrumiyeti ve cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
BK’nun 161/son maddesi hükmüne göre hakim fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükellef ise de TTK’nun 24. maddesi hükmüne göre tacir sıfatına haiz borçlu BK’nun 161/3 fıkrası gereğince fahiş olduğu iddiası ile cezasının indirilmesini isteyemez.
Ancak hesap edilen cezai şart borçlunun mahvına yol açacak ise cezai şarttan indirim yapılabilir. Nitekim mahkemece bu gerekçelerle cezai şarttan indirim yapılmıştır. Ancak toplanan deliller sözleşme içeriği borçlunun ekonomik durumu gözetildiğinde yapılan indirimin çok fazla olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece somut olayın özelliği ve davalının ekonomik durumu gözetilerek daha makul düzeyde indirim yapılmaması doğru görülmemiştir.
Diğer yandan, davacı kâr mahrumiyeti alacağının hesaplanmasına yönelik hükme esas alınan bilirkişi raporuna da itiraz etmiş, mahkemece bu itirazlar üzerinde yeterince durulmadan hüküm kurulmuştur. Davacının itirazları doğrultusunda; LPG Lisans Yönetmeliğinin 37. maddesi hükmü uyarınca mesafe kısıtlamalarına yönelik düzenlemede gözetilerek Yargıtay denetimine elverişli ve ayrıntılı rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 990.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.