YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6285
KARAR NO : 2012/2047
KARAR TARİHİ : 13.02.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirketin asıl borçlu diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefili oldukları kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe vaki itirazın iptaline, %40 tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; borcun ödenmediği, takibin kefalet limiti sınırları içinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla yapıldığı, alacağın likit olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, takibin devamına, asıl alacak üzerinden %40 tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalılar kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olup, sorumlulukları kredi sözleşmesinde belirtilen kredi limiti ile kendi temerrütlerinin hukuki sonuçları ile sınırlıdır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı kefillerin 15.03.2010 tarihinde temerrüde düştükleri kabul edilmiş ise de, 08.03.2010 tarihli hesap kat ihtarnamesi davalı kefillere tebliğ edilememiş, 02.04.2010 tarihli Ek ihtarname ise 12.04.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu durumda mahkemece yukarıdaki ilke çerçevesinde, davalı kefillerin sorumlu olduğu miktar hesaplanırken verilen ödeme süresi de dikkate alınarak temerrüt faizinin hesaplanması gerekir iken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.