YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6019
KARAR NO : 2011/7854
KARAR TARİHİ : 13.06.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, Davalı banka ile dava dışı … Ltd. Şti arasında 20.5.2005 tarihinde kredi sözleşmesi, 20.9.2005 tarihinde ise limit artırımı sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin sözleşmeye kefil olduğunu, sözleşmenin şirket adına ortaklarca imzalandığını, ayrıca dört adet bononun da kefil olan şirket adına yine ortaklarca imzalandığını, davalı bankanın asıl borçlunun borcunu ödememesi üzerine Ankara 17.icra müdürlüğünün 2007/1605 esas sayılı dosyasında senetleri takibe koyduğunu, takibe konu senetlerin kredi sözleşmesinin teminatı olduğunu, davalı bankanın ayrıca müvekkilleri aleyhine kredi sözleşmesine dayalı olarak 17. icra müdürlüğünün 2007/8396 asas sayılı dosyasında takibe geçtiğini, bu takip sırasında asıl borçlunun kredi kartı borcunun da talep edildiğini, davalı banka ile asıl borçlu arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesinde müvekkilinin kefaletinin bulunmadığını, müvekkili şirketle davalıya yapılan harici ödemelerin icra dosyasına bildirilmediğini belirterek fazalaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin her iki takip nedeniyle 10.000TL tutarında borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların dava dışı şirkete kullandırılan kredinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olduklarını, kefaletlerinin şahsi olduğunu, davaya konu kredi sözleşmesinin kredi kartını da kapsamına aldığını, Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2007/1605 esas sayılı dosyasının davadışı … Ltd.Şti’nin kullandığı kredi ile her hangi bir ilgisinin bulunmadığını, şözkonusu takibin dava dışı … Tic. Ltd. Şti tarafından müvekkili bankaya verilen senetler dolayısıyla başlatılan bir takip olduğunu, öte yandan davacıların müvekkili banka ile haricen anlaşma yaparak peşinatı ödediklerini, borcu kabul ettiklerini ayrıca takibe itiraz etmediklerini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonunda davacı kefillerin dava tarihi itibariyle davalı bankaya 316.070.83 TL borçlu oldukları, Ankara 17.İcra Müdürlüğünün 2007/1605 esas sayılı takip dosyasına konu bonoların dava dışı İnan Ltd.Şti tarafından kullandırılan keredilerin karşılığında davalı bankaya verildiği, senetlerin nakden kaydını taşıyıp teminat olduklarına dair bir kayıt içermediği, kaldıki senetlerle ilgili takibin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla yapıldığı, davacıların kredi sözleşmelerini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, menfi tespit iddialarını ispatlayamadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 13.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.