Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/9094 E. 2010/6729 K. 01.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9094
KARAR NO : 2010/6729
KARAR TARİHİ : 01.06.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 3.2.2009
Nosu : 580-56

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı tarafından takibe konulan iki adet bonodaki kefil yerinde bulunan imzaların müvekkiline ait olmadığını, bu konuda suç duyurusunda bulunduklarını, İcra Hukuk Mahkemesine yaptıkları itiraz sonucu alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre imzanın müvekkiline ait olmadığının belirlendiğini, ancak dosyanın HUMK.nun 409/5.maddesi gereği açılmamış sayılmasına karar verildiğinden iş davayı açtıklarını ileri sürerek müvekkilinin bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, İcra Hukuk Mahkemesinde alınan Adli Tıp Kurumu Raporunu kabul etmediklerini, … Emniyeti Kriminal ve Sahtecilik Müdürlüğünden rapor alınmasını istediklerini, davalının Dijitürk işyeri üyeliği satın aldığını ve diğer borçlu ile bu senetleri imzaladığını, başka bir icra dosyasında davacının itiraz etmeden borcu ödediğini belirterek, kötüniyetli davacının davasının reddini istemiştir.
Mahkemece, İcra Hukuk Mahkemesinde alınan Adli Tıp Kurumu raporu karşısında davanın kabulüne, davacının 745.-TL. 15.12.2005 vadeli ve 745.-TL. 15.11.2006 vadeli iki adet senet bedeli olan 1.490.-TL.ye kadar davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı tarafından takibe konulan bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır. Davacı sahtecilik iddiasında bulunduğundan mahkemece bu iddiasını HUMK.nun 317. maddesinin atfı uyarınca 308 ve 309. maddelerine göre incelenmesi gerekir. Oysa mahkemece bu yönde inceleme yapılmadan İcra Hukuk Mahkemesinden alınan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmiştir. İcra Hukuk Mahkemesince imza yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, mahkemenin sınırlı yetkili olan İcra Hukuk Mahkemesinin aldığı raporla yetinerek buna göre hüküm kurması doğru değildir. Zira, İcra Hukuk Mahkemesi kararları maddi hukuk açısından kesin hüküm teşkil etmez. Üstelik imza incelemesi yaptırılan İcra Hukuk Mahkemesi kararı da HUMK.nun 409/5. maddesine dayanılarak davanın açılmamış sayılmasına ilişkindir. Bu nedenle mahkemece imzaya itiraz yönünden yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 1.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.