YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12773
KARAR NO : 2010/8350
KARAR TARİHİ : 01.07.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalılardan … tarafından kullanılan tarımsal kredinin geri ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve kefil olan davalılar aleyhinde başlatılan icra takibine davalılar tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, kredinin banka tarafından kullanılmadığını, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı … tarafından kullanılan tarımsal kredinin borcunun ödenmediği, bu borçtan kefil olan diğer davalıların da sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin temyizi yönünden;
a)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
b)HUMK.nun 388.maddesi uyarınca hükmün infazda tereddüt yaratmayacak bir biçimde açık şekilde kurulması gerekir. Yerel mahkeme hükmünde asıl alacak ve faizden oluşan toplam miktara hükmedilmiş ise de, hüküm fıkrasında hükmedilen miktarın ne kadarının asıl alacak ne kadarının işlemiş faiz olduğu açıklanmamıştır. Hükmün devamında ise asıl alacağa takipten itibaren faiz yürütülmesine biçiminde hüküm oluşturulmuştur. Takipteki asıl alacak miktarı ile yerel mahkemenin gerekçesinde ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporundaki asıl alacak miktarı farklı olduğundan hükümde bu yönlerin açıkça gösterilmesi gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin temyizi yönünden;
Dava konusu alacak tarımsal kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, likit nitelikte bulunduğu gözetilmeden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1/a bendindeki sebeplerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 1/b bendindeki nedenlerle davalı yararına, 2.bentteki nedenlerle davacı yararına hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 1.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.