Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/10788 E. 2011/5351 K. 21.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10788
KARAR NO : 2011/5351
KARAR TARİHİ : 21.04.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı; davalı banka ile davadışı borçlu … arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde kefil sıfatı ile imzasının bulunduğunu ayrıca üzerine kayıtlı taşınmazı da ipotek verdiğini, kredi borcunun tamamen ödenmesi üzerine davalı bankaya müracaat edip, ipoteğin kaldırılmasının talep edildiğini, ancak davalının davadışı borçlunun kredi kartı borcu olduğu gerekçesiyle bu talebi reddettiğini, oysaki kendisinin imzasının olmadığı bu sözleşme nedeni ile sorumluluğu bulunmadığını belirterek taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili banka ile davadışı borçlu … arasında imzalanan Genel Nakti ve Gayri Nakti kredi sözleşmesi uyarınca adı geçen kişiye kredi kullandırılıp ayrıca kendisine kredi kartı tahsis edildiğini, davacının maliki olduğu taşınmaz dava dışı borçlunun müvekkili banka nezdinde doğmuş ve doğacak her türlü borcunun teminatı olmak üzere 40.000 TL bedelle maksimel ipotek tesis ettirdiğini, davadışı borçlunun, kredi sözleşmesi nedeni ile kullandığı küçük işletme kredisine ilişkin borcu sona ermiş bulunmasına rağmen kredi kartı kullanımı nedeni ile borcunun ödenmediğini, bu nedenle ipoteğin teminat fonksiyonunun devam ettiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı banka ile davadışı borçlu arasında imzalanan 17.9.2006 tarih 25.000 TL bedelli Genel Nakti ve Gayri Nakti kredi sözleşmesinde davacının kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu kredi borcunun 9.9.2008 tarihinde kapatıldığı, davacının kendisine ait taşınmazı 40.000 TL bedelle davalı bankaya ipotek verdiği, uyuşmazlığın davadışı borçlunun kredi kartı borcu nedeni ile davacı ipotek borçlusunun sorumluluğunun olup olmadığı noktasında toplandığı, ipotek sözleşmesinde teminat altına alınan borcun 7.9.2006 tarihli kredi sözleşmesi olduğu, oysaki davadışı borçlunun borcunun 13.2.2007 tarihli Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinden kaynaklandığı, bu nedenle bu borçtan davacının sorumluluğu bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.

Taraflar arasında akdedilen 7.9.2006 tarihli ipotek resmi senedinin 1. maddesinde davacı tarafından davalı bankaya verilen ipoteğin; gerek davadışı …’ ın ve gerekse davacı’ nın davalı bankaya kefalet dahil doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatı olmak üzere kurulduğu belirtilmiştir. Hal böyle olunca mahkemece açıklanan bu husus üzerinde durulup tartışılarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 21.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.