YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2307
KARAR NO : 2013/7778
KARAR TARİHİ : 29.04.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkilinin dava konusu 25.000-TL bedelli çeki davalılardan … San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ye alacağı mal karşılığı avans olarak verdiğini, ancak anılan davalı şirketin malı teslim etmediği gibi avans çekini iade de etmediğini, çekin bedelsiz kaldığını, müvekkilinin davalı ……Ltd. Şti.’ye hiçbir borcu bulunmadığını, ayrıca dava konusu çekin iki ayrı sebepten çek olma niteliğini yitirdiğini, zira 20/04/2006 olarak keşide edilen çekin tarihinde tahrifat yapılarak 20/08/2006 olarak değiştirildiğini ve paraflandığını, buna bağlı olarak gerçek tarihi 20/04/2006 olan çekin ibraz süresinin geçtiğini, bu sebeple bedelsizlik def’ilerinin … A.Ş.’ye karşı da ileri sürülebileceğini belirterek söz konusu çekten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, müvekkili aleyhinde takip yapılması halinde halinde % 40 dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili; davalı … San. Dış Tic. Ltd. Şti’ye genel kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, kredi lehtarı şirketin bankadan kullandığı krediler nedeni ile davacı tarafından keşide edilen dava konusu çeki devir cirosu ile müvekkili bankaya devir ve temlik ettiğini, müvekkili tarafından, dava konusu çek bedelinin tahsili için icra takibi başlatıldığını, keşidecinin lehtara karşı ileri sürebileceği iç ilişkiden kaynaklanan def’ileri iyi niyetli hamil konumunda olan müvekkili bankaya karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine, davacının %40’dan az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … San. Dış Tic. Ltd. Şti.’ye Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapılmış, davalı şirket kendisini duruşmalarda temsil ettirmediği gibi herhangi bir cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı ile davalılardan … San. Dış Tic. Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişki nedeni ile avans olarak verilen çek karşılığında davalı şirket tarafından mal teslimi yapılmayarak üzerine düşen edimin yerine getirilmediği, çekin bu davalı yönünden bedelsiz kaldığı, ancak davalı bankanın dava konusu çekin iyi niyetli hamili konumunda olduğu ve taraflar arasındaki ticari ilişkiyi bilmesinin mümkün olmadığı, davacı ile davalı şirket arasındaki şahsi def’ilerin davalı bankaya ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davalı … San. Dış Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın kabulü ile davacının dava konusu çek nedeniyle bu davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı banka yönünden ise davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava zamanaşımına uğramış çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava konusu çek davalıya ciro yoluyla geçmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamalar gözetildiğinde uyuşmazlığın TTK.’nın 644. maddesi hükmü çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. Mahkemece bu yön gözetilmeden somut olay bakımından nitelendirme ve değerlendirmede yanılgıya düşülerek eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.