YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3164
KARAR NO : 2010/940
KARAR TARİHİ : 03.02.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan… Bankası
A.Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı banka yetkilisinin müvekkili şirketi arayarak 3 adet bonodan dolayı borçlu olduğunu, diğer davalının bonoları teminat amacıyla ciro ederek bankaya verdiğini iddia ettiğini, müvekkili şirketin keşideci sıfatıyla bu bonoları düzenlemediğini belirterek icra takibinden önce menfi tespit davası açmak suretiyle müvekkilinin bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, müvekkilinin iyiniyetli yetkili hamil olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı duruşmalara gelmemiş ve davaya da cevap vermemiştir.
Mahkemece, dava konusu bonolar üzerinde grafoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişi tarafından sunulan rapordan sahteliği iddia edilen imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmadğının anlaşıldığı, bu nedenle de davacı … bağlamayacağı belirtilerek davaya konu üç adet bonodan dolayı davacı şirketin borçlu olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme dayanak yapılan tek kişilik rapora karşı davalı Banka vekili tarafından gerekçeleri de gösterilmek suretiyle itiraz edilmiştir. Bu durumda mahkemece, imzaları incelenecek şirket yetkililerinin resmi kurum ve kuruluşlardan tatbike medar imzalarının bulunduğu belgelerin asıllarının da celbi suretiyle alanında uzman, gerekli teknik imkânlara sahip 3 kişilik bilirkişi heyetinden ya da Adli Tıp Kurumundan menfi tespit davasına konu bonolardaki imzalar ile ilgili yeni bir bilirkişi raporu alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına, peşin harcın istek halinde iadesine, 3.2.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.