YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9744
KARAR NO : 2012/1845
KARAR TARİHİ : 09.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı kurumun elektrik tüketim bedeli bahanesi ile müvekkili şirket aleyhine icra takibi yaptığını, takibe itiraz edildiğini ancak süresinde vekâletname ibraz edilmediğinden itirazın yapılmadığı varsayılarak takibin kesinleştiğini, müvekkili firmanın davalı kuruma hiçbir borcu olmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı şirketin davalının 3080,0 nolu elektrik abonesi olduğu, şirketin 08.01.1999 tarihinden dava dışı … Gıda San.ve Tic.Ltd.Şti.’den devralındığı ve 06.09.2001 tarihine kadar tesiste herhangi bir makinenin ve faaliyetin olmadığı, buna rağmen davalı tarafından 2001/8 dönemiyle ilgili 3.289,31 TL tutarında ve 2008/4 dönemiyle ilgili olarak 84,61 TL borç tahakkuk ettirildiği, davacı şirketin …’a itirazının reddedildiği, … tarafından icra takibi başlatıldığı, 2001/8 dönemine ait tahakkuk ettirilen faturanın mevzuata aykırı olduğu, 2008/4 dönemine ait tahakkuk nedeniyle davalının alacaklı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elektrik tüketimi faturasına dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de uygun değildir. Öte yandan davalı vekili rapora gerekçelerini göstermek suretiyle itirazda bulunmuştur. Bu durumda mahkemece tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde davalı vekilinin itirazları da gözetilerek konusunda uzman yeni bir bilirkişiden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.