YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/907
KARAR NO : 2011/3722
KARAR TARİHİ : 23.03.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kayıt kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı iflas idaresi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava nakdi ve gayrı nakdi kredi alacakları nedeniyle masaya yapılan başvuru sonrasında reddedilen 59.882.519,69 TL alacağın masaya kaydı istemine ilişkindir.
Davalı iflas idaresi vekili davacı başvurusunun kayıtlarda görülen meblağın çok çok üstünde olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre 54.280,471,51 TL’nin iflas sıra cetvelinin dördüncü sırasına, mer’i teminat mektubu bedelleri toplamı 158.385,80 TL’nin de şarta bağlı olarak dördüncü sıraya yazılmasına karar verilmiş; hüküm davalı iflas idaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı iflas idaresi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı yanın talebi ve bilirkişi incelemesi çerçevesinde 158.385,80 TL tutarındaki mer’i teminat mektuplarının şarta bağlı olarak masaya kaydına karar verilmiştir.
Borçlar Kanunu’nun 110 uncu maddesinden hareketle teminat mektupları garanti sözleşmesinin somutlaşmış bir görüntüsü olarak, mektubu veren bankaya mektup lehdarının edimini ifa etmemesi halinde, mektubun muhatabına belirli bir ödemeyi yapması borcunu yükler. Bunun için teminat mektubu muhatabının garantör bankaya başvurması gerekir. Garantör banka kural olarak ödemeyi yaptıktan sonra, varsa aradaki karşılık ilişkisine dayalı olarak lehdara rücu edebilir.
Bu itibarla mer’i teminat mektubu garantör bankaya doğrudan bir alacak hakkı sağlamayıp, önce ödeme yükümlülüğü getirmekte ve ödemeden sonra bir rücu alacağı hakkı sağlamaktadır.
Davacı yan dilekçesinde TMSF bünyesine alınmış bankalarla davalı arasında akdedilen kredi sözleşmelerinden doğan alacakların Fon tarafından müvekkiline temlik edildiğini ileri sürerek bu alacakların tahsilini istediğini belirtmiş; mahkemece nakdi alacaklar yanında mer’i teminat mektubu tutarlarının da masaya kaydına karar verilmiştir. Mer’i teminat mektuplarının halen muhatapların elinde olduğu anlaşılmaktadır. Garantör banka önce ödeme yapmak ve varsa aradaki rücu hakkına dayanarak lehdardan bu tutarı ve fer’ilerini istemek hakkına sahiptir; lehdarın iflası halinde bu alacağını İcra ve İflâs Kanunu’nun 197 nci maddesi uyarınca iflas masasına şarta bağlı alacak olarak yazdırabilir. Ne var ki, davacının dilekçesinde gösterdiği bankaların yükümlülüklerini devraldığına ve bu yükümlülük nedeniyle ödeme yapma riski altında olduğuna ilişkin bir iddia mevcut olmadığından, devralınmayan yükümlülüğün ileride ifa edilmesi ihtimalinden bahisle teminat mektubu riskinin masaya kaydına yasal olanak bulunup bulunmadığı üzerinde durulup varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bentte gösterilen nedenle davalı iflas idaresi vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 sayılı bentte gösterilen nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 23.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.