Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/3808 E. 2013/7269 K. 22.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3808
KARAR NO : 2013/7269
KARAR TARİHİ : 22.04.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkil şirket aleyhine 20/05/2008 keşide tarihli 50.000-TL bedelli çeke dayanarak İstanbul 6. İcra Müdürlüğü’nün 2008/14931 E.sas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, müvekkil şirketin davalı alacaklıya hiçbir borcunun bulunmadığını, anılan icra takibi dışında davalı şahsın cirosu yoluyla üçüncü şahısların eline geçen müvekkil şirkete ait olan başkaca çeklerin de bulunduğunu, bahsi geçen çeklerin üçüncü şahısların eline geçmesi nedeniyle müvekkil şirketin gerek bankadan ödemek suretiyle ve gerekse icra takiplerine muhatap olması nedeniyle üçüncü şahıslara haksız yere ödeme yapmak zorunda kaldığını belirterek 20/05/2008 keşide tarihli 50.000-TL bedelli çekin ve takibin iptaline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla diğer çekler nedeniyle müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı bedelden 10.000-TL’nin fiili ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müvekkili şirkete ödenmesine, ayrıca davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin 17/05/2007 tarihli aracılık ve temsilcilik sözleşmesinden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirmesi sonucunda davacı şirketin dava dışı … Turz. Tic. A.Ş. ile 05/11/2007 tarihli varlık satış sözleşmesini imzaladığını, bunun sonucunda müvekkiline bir takım ödemeler yapıldığını, ancak geri kalan ödemelerin yapılmaması üzerine davacı-borçlu aleyhine takip başlatıldığını, ayrıca talep konusu 10.000-TL ile ilgili davalıya herhangi bir ödeme de yapılmadığını belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davacının verilen kesin süreye rağmen gider avansını yatırmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nun 114/g ve 115/2 maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dava ise 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girdiği tarihten önce 10/08/2010 tarihinde açılmıştır. HMK’nın 120. maddesine göre davacı yargılama harçları ile Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Adalet Bakanlığınca yayınlanan gider avansı tarifesinin 4. maddesine göre davacı tebligat gideri ile diğer iş ve işlemler için 50-TL ödemek zorundadır. Tarifenin bu maddesinde yer alan keşif, bilirkişi ve tanıkla ilgili avanslar HMK’nın 324. maddesine göre delil avansı olup, yargılamanın bulunduğu aşamaya göre ödenmesinin istenmesi zorunlu değildir. Tarifede yer alan diğer iş ve işlemler için 50-TL dava açılırken alınması gereken bir tutardır. HMK’nın 448. maddesine göre kanun hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır.
Davanın açılış tarihi gözetildiğinde tarifede yer alan 50-TL’nin ödenmesi davacıdan istenemez. Kaldı ki mahkemece yatırılması istenen giderler yeni duruşma günü gelmeden de yatırılmıştır. Bu durumda mahkemece, işin esasına girilip iddia ve savunma çerçevesinde deliller toplanıp hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.