Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/14037 E. 2011/7827 K. 13.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14037
KARAR NO : 2011/7827
KARAR TARİHİ : 13.06.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili ile dava dışı … Ltd.Şti.arasında imzalanan genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu bildirerek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, 4 adet kredi sözleşmesi olup, bunlardan ikisindeki imzanın kendisine ait olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu edilen kredi sözleşmesinin 55. ve 56.sayfalarındaki takip konusuna ilişkin kefil imzalarının davalıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı, takibe dayanak Genel Kredi Sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin sorumluluğuna ve sözleşme limitinin artırılmasına ilişkin hükümlerin bulunduğu 53. ve 54.sayfalarındaki imzayı kabul etmiş, sözleşme limitinin artırılmasına ilişkin düzenlemenin yer aldığı 55. ve 56.sayfalarındaki imzaya itirazda bulunmuştur. Mahkemece anılan sözleşmenin 55. ve 56.sayfalarındaki imzalara yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılarak bu sayfalardaki imzaların davalının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Sözleşmenin 53.sayfası incelendiğinde kefalet limitinin 30.000 TL olup, 54.sayfasında 50.000 TL artırımla 80.000 TL’ye çıkarıldığı, kefalet sözleşmesinin de BK’nun 484.maddesindeki koşulları taşıdığı görülmektedir. Bu durumda mahkemece imzanın inkar edilmediği 53 ve 54.maddedeki kefalet limitlerine göre kefilin kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarıyla sınırlı olmak kaydıyla asıl borçlunun kullandığı kredi borcundan dolayı davacı bankaya karşı sorumlu olduğu gözetilerek davalının takip tarihi itibariyle sorumlu olduğu borç miktarı saptanmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.