Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/4627 E. 2012/18609 K. 06.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4627
KARAR NO : 2012/18609
KARAR TARİHİ : 06.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin icra takibine konu 109.000,00 TL’lik senet bedelini ödeyerek karşılığında tediye makbuzu aldığını, bu ödemenin 109.000,00 TL.lik kısmının takip konusu senede mahsuben, kalan 185.000 TL.lik kısmının da davalıya borç olarak verildiğini, aksine müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürerek müvekkilinin bedeli ödenmiş olan dava konusu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafça ibraz edilen tediye makbuzundaki imzanın müvekkiline ait olduğunu, ancak söz konusu tediye makbuzunun davacıya satılan 40.000 TL. tutarındaki pamuk ürününün bedeli olarak imzalanıp bu paranın daha sonra müvekkilinin banka hesabına havale edildiğini, … bu tediye makbuzunda 40.000 ve 65.000 olmak üzere iki ayrı rakamla yazılmış miktar ve yazı ile yazılmış iki yüz yetmiş beş bin ibaresi bulunduğunu, tediye makbuzunda yapılan bu tahrifat nedeniyle yapılan suç duyurusu üzerine … Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatıldığını, ileri sürerek davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatı verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; davalının banka hesabına ödendiğini isticvap beyanında da kabul ettiği 40.000 TL’lik kısım tediye makbuzunda geçtiğine göre 40.000 TL karşılığının davacı tarafından davalıya ödendiğinin kabulünün gerektiği, tediye makbuzunda rakamla 40.000 TL. yazılı olan kısımda tahrifat bulunmadığının Jandarma Kriminal inceleme raporu ile belirlenmesi nedeniyle bu miktar yönünden davanın kabulü gerektiği, ayrıca; ceza yargılamasının çok uzun yıllar devam etmesi ve dosyanın bu ana kadar gelmiş olduğu aşaması nazara alındığında çok açık olan bir durum dolayısıyla ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasının adil yargılama hakkı ile örtüşmeyeceği, bu nedenle Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinin olayda tatbik kabiliyetinin bulunmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile takip konusu 109.000,00 TL’lik senet alacağı nedeniyle davacının 40,000,00 TL’lik kısım açısından borcunun bulunmadığının tespitine, takip durdurulmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı, takip konusu senet bedelinin ödendiğini, ödeme karşılığında tediye makbuzu alındığını iddia etmiş, davalı ise tediye makbuzunda tahrifat yapıldığını savunmuştur. Mahkemece, … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında alınan … Bölge Kriminal Laboratuvar Amirliğince düzenlenen 31.05.2011 tarihli rapor esas alınarak hüküm tesis edilmiş ise de, davacı yan yargılama sırasında evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunulduğunu ve soruşturmanın sonucunun beklenilmesini istemiştir. Mahkemece anılan bu Cumhuriyet Başsavcılığın’ca başlatılan soruşturmaların sonucu beklenilmediği halde söz konusu soruşturma kapsamında alınan 31.05.2011 tarihli kriminal rapor esas alınarak hüküm kurulmuştur. Mahkemece yapılması gereken …, savcılıkça başlatılan soruşturma sonucunda dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmışsa ceza davasının sonucunun beklenilmesi, şayet savcılık soruşturmasının sonucunun beklenilmesine gerek olmadığı kanaatine varılıyorsa ödeme belgesi üzerinde tahrifat bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.