YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11639
KARAR NO : 2010/1654
KARAR TARİHİ : 18.02.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 27.5.2008
Nosu : 431-294
Taraflar arasındaki cezai şart-kar mahrumiyeti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekili ile süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmiş ise de, davalı vekilinin 25.9.2009 tarihli temyiz talebinin reddine yönelik kararı da temyiz etmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davalı … A.Ş. ile, dava dışı Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi “DOSAB” arasında Dosab’ın elektrik enerjisi ihtiyacını karşılamak için 22.2.2005 tarihinde protokol yapılıp 14.3.2005 tarihinde de elektrik enerjisi satış sözleşmesi imzalandığı,
Davalının Dosab’a satacağı enerji ile ilgili olarak davacı ile 21.3.2005 tarihli sözleşmeyi imzaladığı, Dosab’ın davalı ile imzaladığı sözleşmeyi 8.4.2005 tarihinde feshettiği ve bu nedenle davalının davacıdan enerji satın almadığı konuları ihtilafsızdır.
Dava, davalı ile imzalanan sözleşmenin 19. maddesinde öngörülen cezai şart alacağı ile fazlaya ait haklar saklı kalmak üzere sözleşme ile uğranılan zarar ve kâr kaybı karşılığı 1.000.000.00.-YTL.nin tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, Dosab’ın daha ucuz fiyata elektrik bulduğu için müvekkili ile yaptığı sözleşmeyi feshettiğini, davanın Dosab’a ihbar edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davacı 21.1.2008 tarihli dilekçesi ile ıslah isteminde bulunmuş ve talebini 7.041.046.00.-TL.ye çıkarmıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi kurulunun kök ve ek raporuna göre işlem temelinin çökmesi ile sözleşme ilişkisinin sona ermesi haklı bulunduğundan bu sözleşme bakımından ifa etmemeye dayanarak cezai şart talep edilmesinin mümkün olmadığı, ancak sözleşme ifa edilseydi davacının mal varlığının bulunacağı durum ile sözleşmenin ifa edilmemesi halinde bulunduğu durum arasındaki farkın toplam 7.041.046.00.-TL.ye tekabül ettiğinden 1.000.000.00.-TL.ye dava tarihi 26.10.2005 tarihinden itibaren 604.046.00.-TL.ye ıslah tarihi 21.1.2008 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınıp davacıya verilmesine, cezai şart isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekili, maktu temyiz harcı ile hükmü temyiz etmiş ise de, mahkeme başkanı tarafından çıkartılan 16.9.2009 tarihli muhtıra gereği eksik yatırılan temyiz harcı ile posta avansının 7 günlük sürede yatırılması istenmiş 18.9.2009 tarihinde muhtıranın tebliğine rağmen davalı eksik temyiz harcını ve posta avansını yatırmadığını, mahkemece davalının temyiz istemi ve adli müzaheret talebinin reddine karar verilmiştir. Red kararı davalı vekilince 30.9.2009 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalının HUMK.nun 434/3.maddesi yollaması ile HUMK.nun 432/son maddesi gereği red kararını 7 gün içinde temyiz etmesi gerekirken, 7 günlük süre geçtikten sonra 8.10.2009 tarihinde temyiz ettiğinden davalı vekilinin süresinde yapılmayan temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin cezai şart isteminin reddine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davanın cezai şart isteminin reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının cezai şart isteminin reddinde bir isabetsizlik bulunmadığından,davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ . Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin süreden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 18.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.