Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/3264 E. 2011/14571 K. 23.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3264
KARAR NO : 2011/14571
KARAR TARİHİ : 23.11.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 03.11.2010
No : 628-617

Taraflar arasındaki menfi tespit -alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili tarafından 13.10.2006 vade tarih 11.000,00 TL bedelli lehtarı davalı … … olan bono düzenlendiğini, daha sonradan davalı yanca tanzim tarihi 13.09.2006 olarak doldurularak dava dışı … …’na ciro edildiğini, hamil dava dışı … … tarafından müvekkili aleyhine bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, alacağın ferileri ile birlikte haricen ödendiğini, her ne kadar bonoda vade tarihi 13.10.2006 olarak gösterilmiş ise de davalı lehtar … … tarafından müvekkiline verilen 13.10.2006 tarihli belgede bonoda bulunan vadenin belgede gösterilen taşınmazın satış tarihi olarak belirlendiğini, buna göre taşınmazın satışının 08.10.2009 tarihinde gerçekleştiğini ancak davalının bu taahhüdüne uymadığını, bononun dava dışı … … ciro edilerek taşınmaz satılmadan icra takibine konu edilmesine neden olduğunu, bononun gerçek vadesinden önce tahsile konulması nedeniyle müvekkilinin haksız yere 11.750,00 TL tutarında faiz, vekalet ücreti, harç vs. ödemek zorunda kaldığından bahisle 11.750,00 TL nin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline borcu nedeniyle dava konusu bononun düzenlendiğini, bono üzerinde vade tarihinin açıkça yazılı olduğunu, müvekkilinin 13.10.2006 tarihli bir belgeyi imzalamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, 13.10.2006 tarihli yazılı belge içeriği ve imzası hususunda davalının isticvap edildiği, anılan belgedeki imzanın davalıya ait olduğu, 13.10.2006 tarihli belge içeriğine göre, dava konusu 13.10.2006 vadeli bononun tahsilinin belgede bahsi geçen taşınmazın satış tarihine kadar ötelendiği ve fakat bono üzerindeki yazılı vade ile taşınmazın satılacağı süreye kadar geçecek süre için faizden vazgeçildiğine dair açık bir beyan bulunmadığı, davacının vade tarihi olan 13.10.2006 tarihinden, ödemenin yapıldığı ve taşınmazın devredildiği 8.10.2009 tarihine kadar işlemiş faizden ve bono komisyonundan sorumlu olduğu ancak takip tarihi itibariyle taşınmaz satılmadığından takip giderlerinden davacının sorumlu tutulamayacağı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, 2.872,88 TL nin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava konusu senedin vadesi 13.10.2006 tarihini taşımaktadır. Lehtar tarafından verilen aynı tarihli belgede senedin belgede yazılı adresteki taşınmaz satıldığında tahsil edeceğini belirtmiştir. Lehtarın elinden çıkan bu belge ile lehdar senet bedelini taşınmaz satıldığında tahsil edeceğini kabul ettiğine göre lehtar taşınmaz satışından itibaren senet bedelini ödememesi halinde faiz talep edilebilir. Mahkemece bu yönler gözetilerek davacının faiz talebi ile ilgili karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının öteki davalının tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.