Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10737 E. 2010/6757 K. 01.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10737
KARAR NO : 2010/6757
KARAR TARİHİ : 01.06.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :04/05/2009
Nosu : 72/196
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili aleyhine 12 adet elektrik faturası ve 3 adet kaçak tutanağına dayanılarak icra takibine girişildiğini, müvekkilinin kiraladığı ve abonelik kaydı yaptırdığı işyerini 30.10.2005 tarihinde tahliye ettiğini, bu tarihten sonra işyerini yeni kiracıların kullandığını, hal böyle olunca müvekkilinin yalnızca 3.9.2004 tarihli kaçak tahakkukundan (364,92 YTL) sorumlu olduğunu, diğer alacak kalemlerinden sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek icra takip dosyasına konu 364,92 YTL dışında başkaca borcunun bulunmadığının tespitine, %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, davacının sorumluluğunu belirleyen benimsenen bilirkişi raporu ve davacının kabulünde olup dava konusu yapılmayan 364,92 TL nazara alındığında davanın kısmen kabulüne, icra takibinde istenen toplam asıl alacağın 5.575,79 TL toplam faizin 1.068,61 TL toplam KDV’nin 192.35 TL’lik kısmı dışında borçlu olmadığının tespitine, tarafların tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı dava konusu işyerini 30.10.2005 tarihinde tahliye ettiğini belirterek bu tarihten sonraki normal tüketim ve kaçak elektrik kullanım bedellerinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüş ve mahkemece davacının abone sözleşmesi hükümleri çerçevesinde sadece normal tüketim bedelinden sorumlu olup haksız fiil niteliğindeki kaçak elektrik kullanım bedelinden sorumlu tutulamayacağı yönünde hüküm oluşturulmuş ise de, davacı dava konusu abonelik sözleşmesini feshetmemiş ve abonelik ilişkisini sonlandırmamıştır. Sözleşmenin özel hükümler bölümünün 3.maddesinde; “elektrik sayaçlarının muhafazasından abonenin sorumlu olduğu”öngörülmüştür. Davacı tacir olup TTK’nun 20/2.maddesi uyarınca ticaretine ilişkin bütün faaliyetlerinde basiretli davranmak zorundadır. Bu durumda mahkemece davacı tarafından davalı idareye abonelik ilişkisinin sonlandırılması konusunda bir başvuruda bulunduğu da iddia ve ispat edilemediğine göre belirtilen sözleşme hükmü çerçevesinde davacı abonenin kaçak kullanım bedelinden de haksız fiil faili ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gözetilmeden yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.