Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/3072 E. 2011/5308 K. 20.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3072
KARAR NO : 2011/5308
KARAR TARİHİ : 20.04.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı ile süresi içinde davacılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, taraflar arasında akdedilen distribütörlük sözleşmesinin bir yıl sürdürüldükten sonra yine yanlar arasında düzenlenen 10.10.2007 tarihli tutanak ile sonlandırıldığını, bu tutanak kapsamında müvekkilinin edimlerini ifa ettiği halde davalı yanın iade etmekle yükümlü olduğu çekleri ve bir adet teminat senedini iade etmeyerek bedelsiz hale gelen bu senetlere dayalı şekilde müvekkilleri aleyhine iki ayrı takip başlattığını belirterek bu takipler nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, takiplerin iptaline %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı yanca kanıtlanan davanın kabulüne davaya konu iki ayrı takibin iptaliyle bu takip dosyalarına konu bono ve çeklerden dolayı davacıların borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmadığından tarafların tazminat istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-HUMK’nun 434/3.maddesi “temyiz dilekçesi verilirken gerekli harcın ve giderlerin tamamı ödenir. Bunların eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa kararı veren hakim veya mahkeme başkanı tarafından verilecek yedi günlük kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde mahkeme kararının temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir” hükmünü içermektedir.

Yerel mahkemece eksik temyiz harcının ikmali için çıkarılan muhtıra davalı vekiline 26.01.2011 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, davalı vekilinin anılan eksikliği yedi günlük kesin süreyi geçirdikten sonra tamamladığı anlaşılmıştır. Bu durumda anılan yasa hükmü uyarınca kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi gerekmekte olup bu konuda mahkemece karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince Yargıtay’ca da karar verilebileceğinden davalı yanın temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin temyizine gelince;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davacıdan alınmasına, peşin harcın istek halinde davalıya iadesine, 20.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.