Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/270 E. 2010/8385 K. 01.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/270
KARAR NO : 2010/8385
KARAR TARİHİ : 01.07.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davalının davacıya 24.8.2007 tarihli fatura ile 68.693.33.-YTL’lik mal sattığı davalının 30.10.2007 tarihinde 68,693,33.-YTL asıl alacak 3.656.74.-YTL işlemiş faiz olmak üzere 72.350.07.-YTL üzerinden icra takibi yaptığı, aynı tarihte 68.693.33.-YTL’nin davacıya ödendiğini, takibe itiraz edilmediğini, 13.11.2007 tarihinde de ihtirazı kayıtla bakiye faiz ve avukatlık ücretinin de ödendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Dava, temerrüt şartları oluşmadığı için temerrüt faizi istenemeyeceği, bu nedenle temerrüt faizi talebinin yasal olmadığı iddiası ile ödenen 3.656.74.-YTL’nin istirdadı istemine ilişkindir.
Davalı vekili, faturada son ödeme tarihinin gösterildiğini, dolayısı ile alacağın 23.8.2007 tarihinde muaccel hale geldiğini, faiz talep edilebileceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davacı, dava dilekçesinde fazlaya ait hakları saklı tutmamış, ancak ıslah ile talep edilen tutar 4.856.74.-YTL’ye çıkartılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, faiz talep edilebilmesi için icra takibinden önce temerrüde düşürülmesi gerektiğini, dava konusu olayda davacının temerrüde düşürülmediği, fatura gönderilmesinin temerrüd için yeterli olmadığını, bu nedenle 4.245.57.-TL’nin davalıdan tahsiline fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazına gelince; davacı 3.656.TL’nin istirdadını talep etmiş fazlaya dair haklarını saklı tutmamıştır. Fazlaya dair hakları saklı tutmayan davacının ıslah ile talebini artıramayacağı gözden kaçırılarak ıslah talebinin kabul edilmesi doğru olmadığı gibi müddeabih gözetildiğinde karar ve ilam harcının fazla hesaplanması da isabetli görülmemiştir.
3-Davacı, dava dilekçesinde 3.656.74.-TL’nin ödeme tarihi 13.11.2007 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini (istirdadını) talep etmiş olmasına rağmen faiz konusunda hüküm kurulmaması doğru olmadığından hükmün bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen nedenlerle hükmün davalı yararına , (3) nolu bentte belirtilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 01.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.