Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/5923 E. 2011/15679 K. 13.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5923
KARAR NO : 2011/15679
KARAR TARİHİ : 13.12.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ile ticari ilişkisi bulunduğunu, davalı şirketten cari hesaptan kaynaklanan alacağının ödenmediğini, tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında akdedilen sözleşme hükümleri gereğince davacı sipariş konusu malzemeler zamanında teslim edemediği takdirde müvekkilinin zararını karşılamakla yükümlü olduğunu, davacının sözleşmeye uymayıp müvekkiline zamanında eksiksiz mal teslim edemediğini, buna istinaden müvekkilinin ekstra maliyetle malları yurt dışına göndermek ve maliyetini yüklenmek zorunda kaldığını, bunun bir kısmını fatura ederek davacıya gönderdiklerini, davacı kısmi ödemeyi kabul ettiğini, müvekkilinin davacı şirkete 34.799,74 TL borcunun olduğunu, davacının gecikme cezalarının bir kısmını üstüne alması gerektiğini, bu alacaklarını takas yoluyla ileri sürdüğünü belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki 28.05.2010 tarihli mutabakat belgesinde davalının davacıya 30.04.2010 tarihi itibariyle 34.799,74 TL borçlu olduğunu kabul ettiği, davalının davacıdan aldıkları malların eksik ve hasarlı olarak teslim aldığı iddiasına dayandığı ve bu nedenle dava dışı firmalara ödeme yaptıkları 14.089.84 TL bedelli faturanın gönderildiği, bu miktarın takas edilmesini talep etmiş ise de, davalı şirketin davacıya buna ilişkin bir ayıp ihbarında bulunmadığı gibi, takas def’ine konu olan tüm alacakların hepsinin mutabakat tarihinden önce doğduğu, buna rağmen davalının mutabakat metnini imzalayarak borcu kabul ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine yaptığı itirazının iptali ile takibin 34.799,74 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, % 40 oranında 13.919,90 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı yan davalıdan 34.799,74 TL asıl alacak, 742.39 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 35.542,13 TL alacağın tahsili için yapılan icra takibine itiraz üzerine işbu itirazın iptali davası açılmıştır.
İcra takibinde ve davada davacı tarafların kaşeleri üzerinde imzalar bulunan mutabakat belgesine dayanmış ise de, davalı vekili mutabakat mektubundaki müvekkili şirket kaşesi üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını bildirmiştir.
Mahkemece, kaşe üzerindeki imzaya ilişkin itiraz üzerinde durulmamış olması doğru değil ise de, davalı vekilinin düzenlemiş olduğu cevap dilekçesinde mutabakatta bildirilen miktar kadar borçları olduğunu kabul edip, müvekkilinin de davacıdan alacağı olduğu, 14.089,84 TL bedelli faturanın tanzim edilerek davacıya gönderildiğini bildirmek suretiyle takas def’inde bulunmuş, ancak davacı yan faturanın iade edildiğini bildirerek takas talebine karşı çıkmıştır.
Ne var ki, davacı …. Noterliğinden davalıya keşide ettiği 13.04.2010 günlü ihtarında gecikmeye konu edilebilecek ve ödemeyi kabul ettikleri miktarın 3.652,68 euro olduğunu bildirmiştir.
Yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden, taraflar arasında yapılan hesaplaşmada davacının kabulündeki miktarın mahsup edilip edilmediği, edilmemiş ise anılan miktarın takasa konu olup olmayacağı karar yerinde tartışılmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA , vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825.00 TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilemesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.