YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3715
KARAR NO : 2010/1689
KARAR TARİHİ : 18.02.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müteahhitlikle iştigal eden müvekkilinin Muğla merkezde yapımını üstlendiği inşaatta kullanılmak üzere davalı şirket tarafından üretilen 16 X 2 mm. mobil sistem PVC borularla bunların montajında kullanılan müştemilat malzemeyi diğer davalı …’dan 06.04.2004 tarihli irsaliyeli fatura karşılığı satın alıp, bedelini peşin olarak ödediğini, kalorifer tesisatında kullanılan PVC borularının 45-90 derece “s”lerinde gerek montaj esnasında ve gerekse montajı takip eden günlerde kısa aralıklarla kırılmalar ve çatlaklıklar şeklinde büyük arızalar meydana geldiğini, tüm daire ve işyerlerini su bastığını, müvekkilinin maddi ve manevi büyük bir zarara uğradığını, davalı üretici firmanın personelince inceleme yapıldığını ve imal edilen boruların teknik arızalarının bulunduğunun tespit edildiğini, oluşan zarara karşılık olmak üzere verileceği vaat edilen borunun hiçbir şekilde verilmediğini, keşide edilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını iddia ederek 23.000.00 YTL’nin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … cevabında, davacının talebi ve seçtiği marka PVC boruların siparişi ve alımı konusunda aracı olduğunu, boruların imalatı yada montajında bulunmadığını, bu nedenle tarafına husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili cevabında, mal alımından itibaren 3 yıldan fazla süre geçtikten sonra dava açıldığından davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin standartlarına uygun olarak boru ürettiğini, davacının muayene ve ayıp ihbarı mükellefiyetini yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davaya konu olan boruların 06.04.2004 tarihli irsaliyeli fatura ile davacıya teslim edildiği ve bedelinin ödendiği, davacının satımdan sonra süresinde muayene yükümlülüğünü yerine getirmediği, malı teslim aldıktan yaklaşık 1 yıl 7 ay sonra davalı şirkete ürünün ayıplı olduğunu bildirdiği ve şirket elemanlarınca ayıbın-teknik arızanın 03.01.2006 tarihinde tespit edildiği sabit ise de, gerek muayene ve ihbar yükümlülüğünün süresinde yerine getirilmemesi ve gerekse ayıbın öğrenildiği, 03.01.206 tarihinden itibaren 1 yıllık süre de geçtikten sonra açılan davanın davalı şirket yönünden zamanaşımına uğradığı, diğer davalı …’in ise davaya konu olan boruların üreticisi, bayii ya da montajdan sorumlu servisi olmadığı, sadece malın alımı
Esas Karar
2009/3715 2010/1689
konusunda davacıya aracılık hizmeti sunduğu, ayıptan ve zarardan sorumluluğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın davalı şirket yönünden zamanaşımı nedeniyle, diğer davalı … yönünden ise sorumluluğu kanıtlanamadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı … satıcıdır. Davaya konu malın satışı ile ilgili faturayı kesen ve akdin tarafı olan kişi olup, satıştan sorumlu olduğu halde mahkemece olaya uygun düşmeyen gerekçe ile adı geçen davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.