Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/8167 E. 2012/2136 K. 15.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8167
KARAR NO : 2012/2136
KARAR TARİHİ : 15.02.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili bankanın … Şubesi ile davalılar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinden doğan borcun davalılara keşide edilen kat ihtarnamesine rağmen ödenmediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalılar tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, davalı borçlular hakkında takipte ve tahsilde tekerrür olmamak üzere menkul rehnin paraya çevrilmesi yolu ile açılan takipte tahsil edilen 18.857,26 TL. tahsilatın borçlu hesabından düşüldüğünü ileri sürerek davalıların haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, %40 tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davacı bankanın rehin hakkı bulunduğu aracın satışı sırasında yeterli gayret göstermediği için aracın rehin bedeli altında satılıp davalıların zarara uğratıldığını, icra takibinde faiz hesabının, faiz oranlarının ve faiz başlangıç tarihinin doğru olmadığını, açılan davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; dava konusu genel haciz yolu ile asıl borçlu bakımından yapılan takip ile davacı bankaca yapılan rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takibin, rehinli aracın dava dışı 3. şahıs tarafından başlatılan takip dosyasında 18.11.2009 yapılan satıştan sonra yapıldığı, dava konusu takibin asıl borçlu yönünden rehin tutarı dışında kalan bedel üzerinden yapıldığı, davacı bankanın İİK’nın 45. ve BK’nın 487. maddesi gereğince davalı-müşterek borçlu-müteselsil kefil … yönünden rehnin paraya çevrilmesi yoluna gitmeden takip yapma hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, asıl alacağa davacı bankaca her ne kadar %126 temerrüt faizi talep etmiş ise de fiilen uyguladığı en yüksek faize ilişkin ekran çıktısını ibraz etmediğinden fiilen uygulanan temerrüt faizi oranı olarak %76,5 uygulanmasına, karar verilmiş hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağındaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesinin 44/2. maddesi; “ Bankanın mevzuat gereğince tespit ettiği kredi faiz oranlarından temerrüt halinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %50 ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi ile fon ve gider vergisini ayrıca bir ihtar ve merasime hacet kalmaksızın ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder” hükmünü içermektedir.
Anılan madde gereğince davacı bankanın kat tarihindeki uyguladığı faiz oranının Mahkemece araştırılıp buna göre rapor alınıp davacı alacağı saptanması gerekirken bu yönden dosya içeriğinde bilgi olmadığından, “davacı bankanın fiilen uyguladığı en yüksek faize ilişkin ekran çıktısını ibraz etmediği” gerekçesiyle düzenlenen raporun hükme esas alınması doğru görülmemiştir. Mahkemece yapılacak iş, açıklanan eksiklik giderilerek konusunda uzman bir bilirkişiden yeniden rapor alınarak sonucuna uygun karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine,15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.