YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5189
KARAR NO : 2011/14316
KARAR TARİHİ : 21.11.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 10.11.2010
No : 2010/278-2010/339
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 11.500,00 TL bedelli çekin tahsili için icra takibi başlatıldığını,takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, davalının çekte yazılı miktarın %40’ı oranında kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu senedin, davacının borçlusu olduğu diğer senetlerle birlikte sehven işleme konulduğunu, bu işlemin sonradan farkına varıldığını, şirketlerinin iyi niyetli olup yapılan hatayı da açıkça kabul ettiğini bildirerek davacının 11.500,00 TL bedelli çeke ilişkin borçlu olmadığının tespitine, şirketlerinin iyi niyetli olması sebebiyle kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalının cevap dilekçesinde davacı hakkında söz konusu çekle ilgili sehven takip yaptıklarını, davacının kendilerine herhangi bir borcunun bulunmadığını tevil yolu ile ifade ettiği, başka bir araştırma yapılmasına gerek kalmadığı gerekçesiyle davalının cevap dilekçesine dayanarak davacının davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine, davalı aleyhine çek bedelinin %40’ı oranında tazminata hükmedilmiş, karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
İİK’nun 72/5. maddesi hükmüne göre menfi tespit davası sonucunda alacaklının kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için takibin haksız olması yeterli değildir. Davalı alacaklının ayrıca takipte kötüniyetli olduğunun kanıtlanması gerekir.
Somut olayda davalı alacaklı, takibinde haksız ise de, kötüniyetli olduğu kanıtlanmamıştır. Bu nedenle davalının %40 kötü niyet tazminatıyla sorumlu tutulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.