Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/9269 E. 2011/5132 K. 18.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9269
KARAR NO : 2011/5132
KARAR TARİHİ : 18.04.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

nın yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine çeke dayalı takip başlattığını, müvekkilinin takipten haberdar olması üzerine davalı-alacaklı vekiline 7.000 TL ödeme yapıldığını, dosya borcunun bu miktar ile kapanacağı konusunda tarafların sözlü olarak anlaştıklarını, ancak müvekkiline verilen belgede ibra hükmünün bulunmadığını, ödemenin icra dosyasına bildirilmediğini, bilahare müvekkilinin adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi gereği tebligat çıkartılarak ve aynı miktar için müvekkiline tebliğ edildiğini ve ödenilen miktar düşülmeden takibin kesinleştiğini belirterek takibe konu borç için 7.000 TL’ lik kısmından dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve davalının %40 oranında kötüniyet tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 17.10.2008 tarihinde 7.000 TL ödeme yaptığını, ancak taraflar arasında dosya borcunun kapanacağına dair bir anlaşma olmadığını, davacının ödeme emrinin kasıtlı olarak tebliğini almamak suretiyle kesinleşmesini engellediğini, takibin 16.2.2010 tarihi itibariyle 1.200,50 TL bakiye alacak üzerinden devam ettiğini, takiple ilgili her aşamada usul ve yasalara uygun işlemler ifa edildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, takibe 07.10.2008 tarihinde başlandığı, davacının 17.10.2008’de ödeme yaptığı, davacı yönünden bu ödeme düşülmeden takibin tamamı üzerinden devam ettiği ve davacıya 07.12.2009 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiği, davacı hakkındaki takibin hem haksız hem de kötüniyetli olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının takip dosyasında 7.000 TL borçlu olmadığının tespitine ve 7.000 TL üzerinden davalının %40 oranında kötüniyet tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Davalı aleyhine kötüniyet tazminatını hükmedilebilmesi için davalının takibinde kötüniyetli olması gerekir. Somut olayda davacı takipten sonra ödeme yapmıştır. Bu durumda mahkemece davalının takibinde kötüniyetli olmadığı gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanın nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.