Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/7577 E. 2012/2649 K. 22.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7577
KARAR NO : 2012/2649
KARAR TARİHİ : 22.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalılardan … Ltd. Şti. arasında akdedilen Genel kredi Sözleşmesinde diğer davalıların da kefil olarak yer aldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine borcun yeniden yapılandırılmasına dair mutabakata varılmış ise de davalı şirketin ilk üç taksiti ödedikten sonra bakiye borcu ödememesi üzerine takip başlatıldığını, davalı borçluların 31.299 TL.’ye yönelik kısmi itirazı sonucu takibin kısmen durduğunu belirterek, itirazın iptaline takibin devamına ve %40 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerince ödenen taksitlerin ve takipten sonra dava dışı takip borçluları tarafından yapılan 26.000 TL.’lik ödemenin gözetilmediğini, fahiş oranda faiz talep edildiğini bildirerek davanın reddi gerektiği savunmuştur.
Mahkemece, davalılardan … Ltd. Şti’nce kredi borcunun teminatını oluşturmak üzere adına kayıtlı taşınmaz üzerinde davacı lehine ipotek tesis ettirildiği ve bu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla davalı şirket aleyhine ayrı bir takip başlatılmış olduğunun saptandığı, bu nedenle İİK 45. maddesi uyarınca davacı bankanın davalı şirket aleyhine davaya konu (genel haciz yoluyla) takibi yapma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirket aleyhine açılan davanın reddine, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda diğer davalılar hakkındaki alacak iddiasının kanıtlandığından bahisle davalı kefillerin toplam 132.219.89 TL’ye yönelik itirazlarının iptaliyle tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla 118.775,68 TL. asıl alacak tutarına 11.01.2010 tarihinden itibaren yıllık %58,80 oranında temerrüt faizi işletilerek takibin devamına, takipten sonra yapılan 27.500 TL. tahsilatın icra dairesinde nihai hesapta dikkate alınmasına, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla 2010/311 takip sayılı dosyada yapılan takibin tahsilde tekerrüre neden olmaması hususununda icra aşamasında nazara alınmasına, fazlaya dair istemin reddine, hükmolunan tutarın %40’ı olan 8.950 TL. icra inkar tazminatının davalılar … ve …’dan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalıların takibe itirazları kısmi itiraz niteliğinde olduğu halde mahkemece borcun tamamına itiraz varmış gibi hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, davadan önce yapılan ödemeler bakımından davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı da gözetilmeksizin mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde davalılara iadesine, 22.02.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY YAZISI-

İtirazın iptali davalarında alacak miktarı takip tarihi itibariyle saptanır. İtiraz edilmeyen ve itiraz süresi sonuna kadar ödenen meblağ yönünden hüküm kurulamaz. İtirazdan sonra davadan önce yapılan ödemeler hüküm kurulurken gözetilemez. Sayın çoğunluğun bu yöne ilişkin görüşüne katılmıyorum.