YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1491
KARAR NO : 2011/11284
KARAR TARİHİ : 22.09.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalının daha önce evli olup, 02.06.2006 tarihli mahkeme kararı ile boşanmalarına karar verildiğini, tarafların evlilikleri sırasında müvekkilinin, davalıdan borç alacağı sırasında senet düzenlendiğini, ancak daha sonra borç alınmaktan vazgeçildiğini, davalının bu senedi takibe konu ettiğini, davalının müvekkilinden bir alacağının bulunmadığını, senedin üzerinde yazılı miktar ve imza kısmı dışındaki yerlerin hukuka aykırı olarak doldurulduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, senedin tamamen doldurulmadan imza edilerek karşı tarafa verilmesinin mümkün olduğunu savunarak davanın reddi ile davacının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, takibe konu senetten dolayı davacının borçlu olmadığını yazılı delille kanıtlayamadığı, teklif edilen yeminin davalı tarafça usulen eda edildiği, alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine, takip konusu alacağın % 40’ı olan 2.000.00.-TL.tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK.nun 72/4.maddesi hükmüne göre menfi tespit davasının reddi üzerine davalı-alacaklı lehine tazminata hükmedilebilmesi için alınıp, infaz edilmiş ihtiyati tedbir kararının bulunması gerekir. Somut olayda, ihtiyati tedbir kararı alınmadığı, diğer bir anlatımla alacağın tahsilinin geciktirilmesi söz konusu olmadığı gözetilmeden yazılı gerekçe ile davalı yararına tazminata hükmolunması doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile, (2) nolu bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.