YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6202
KARAR NO : 2011/410
KARAR TARİHİ : 20.01.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin 1.1.2008 tarihli iki yıllık kira sözleşmesi imzaladığını, yıllık kira bedeli 4.000.00.-TL.olup, 2000.00.-TL.bedelli dört adet bonoyu boş olarak kiralayana teslim ettiğini, yapılan ödeme üzerine ilk bononun iade edildiğini, ancak boş üç adet bonoya davalının ismi yazılarak icra takibi yapıldığını, ayrıca kira sözleşmesine dayalı olarak ikinci bir takip yapıldığını, alacaklı tarafın mükerrer tahsilat gayesinde olduğunu, taraflar arasında kira ilişkisi dışında bir ilişki bulunmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, taraflar arasında kira akdi olup, davaya konu senetlerin kira bedeliyle herhangi bir ilgisinin olmadığını, davacının müvekkiline kira bedelinden ayrı borcu bulunduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre takip konusu senetlerin yanlar arasındaki kira ilişkisinin teminatı olarak verildiği, taraflar arasında başkaca bir ilişki bulunmadığı 1.1.2008 başlangıç tarihli 2 yıl süreli kira sözleşmesi gereğince ödenmesi gereken toplam 8.000.00.-TL.lik kira alacağının kiralayanlar tarafından icra takibi sonucu 13.4.2009 tarihi itibariyle tahsil edildiği, taraflar arasında, davalının sebebiyet verdiği ve 3.kişinin muhatap olduğu cezanın davacı tarafından ödenmesine ilişkin yazılı bir anlaşma da bulunmadığı, davacının takip konusu bonolardan dolayı davalıya borçlu bulunmadığı, davalının giriştiği icra takibinde haksız olmakla beraber kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacının icra takibine konu bonolardan dolayı davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince; İİK.nun 72/V maddesi hükmüne göre menfi tespit davası borçlu lehine hükme bağlanır ve borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, alacaklı tazminat ile sorumlu tutulur.
Somut olayda dava konusu bonoların taraflar arasındaki kira ilişkisi nedeniyle davacı tarafından davalı kiralayana teminat olarak verildiği ve davacının kira bedelini davalıya ödeyip, kira borcu bulunmadığı halde senetlerin davalı tarafından icra takibine konulması nedeniyle davalının kötüniyetli bulunduğu gözetilerek davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken, bu talebin yazılı gerekçe ile reddi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.