YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7386
KARAR NO : 2011/3105
KARAR TARİHİ : 09.03.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, 17.04.2008 keşide tarihli 15.000.00.-YTL bedelli çekte ciranta olan müvekkilinden sonra dava dışı … ve ondan sonra da davalının yer aldığını, dava dışı … ile birlikte hareket eden ve kötü niyetli olan davalının alacağı olmadığı halde müvekkili aleyhine çeke dayalı olarak icra takibi yaptığını ileri sürerek müvekkilinin icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu, davacının müvekkiline borçlu olmadığını senetle ispatlaması gerektiğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı … ve dava dışı … hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan dolayı ceza mahkemesinde dava açıldığı, ancak davacının ceza yargılamasında şikayetçi olarak yer almadığı, çekteki imzayı inkar etmeyen davacının çek bedelini ödemekle yükümlü olduğu, çeki ciro yoluyla dava dışı …’den devir alan davalının çeki iktisap ederken bilerek davacının zararına hareket etmesi durumunda davacının dava dışı …’a karşı ileri sürebileceği def’ileri davalıya karşı ileri sürebileceği, davacının yasal süre içerisinde delillerini sunmadığı, davalının dava dışı ciranta …’u icra takibinde taraf olarak göstermesinin kötü niyetin varlığı için yeterli olmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı hakkında dava konusu çekle ilgili olarak “Resmi belgede sahtecilik” suçundan dava açıldığı ve ceza davasının halen derdest olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. B.K.’nun 53. maddesi uyarınca maddi vakıayı saptayan ceza mahkemesi kararlarının hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek anılan ceza davasının sonucu beklenerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.