Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/7900 E. 2010/5307 K. 03.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7900
KARAR NO : 2010/5307
KARAR TARİHİ : 03.05.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, davalı hakkında elektrik tüketim bedelinin tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu bildirerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu elektriği kullanan kişinin … olduğunu ve 20.01.2004 tarihinde davacı ile … arasında borç ödeme taahhüdü protokolü ve ödeme çizelgesi imzalandığını, bununla davacının elektrik borcunun muhatabı olarak …’ı kabul ettiğini, müvekkili hakkında takip yapılamayacağını, müvekkilinin kiracının elektriği ödemediğini öğrendiği tarihten itibaren idareye başvurarak gerekli aboneliğin yapılması, elektriklerin kesilmesini talep ettiği halde hiçbir işlem tesis etmeyerek zararın artmasına sebep olduğunu, kiracının yeni adresinin bildirilmesine rağmen borcun kiracıdan tahsili için girişimde bulunulmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacı kurum ile davalı arasında elektrik borcuna ilişkin akdedilmiş sözleşme bulunduğundan, davalının elektrik tüketim bedelini ödemesinden fiili kullanıcı ile birlikte müteselsil sorumluluğunun bulunduğu, ancak, davacının abone olmamasına rağmen 20.01.2004 tarihinde fiili kullanıcı … ile elektrik borçlarının ödenmesi için taksitlendirme protokolü yapması üzerine davalının bu tarih itibariyle sorumluluğunun kalkmış bulunduğu, zımnen … ile abonelik ilişkisi kurulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada mevcut 11.05.1979 tarihli abonman sözleşmesinin davacı ile davalı arasında düzenlendiği, abone numarasının 460333 olduğu görülmektedir. Davacı tarafça düzenlenen faturalarda aynı tesisata ilişkin olduğundan, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerekir. Bu sözleşmenin feshedildiği veya iptal edildiği, davalı tarafça kanıtlanmadığı sürece, sözleşme hükümlerine ve Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği’nin 49. ve 50.maddelerine göre davalı abone de fiili kullanıcı ile birlikte kullanılan elektrik enerjisi
bedelinden müştereken ve müteselsilen sorumludur. Ne var ki, davalı davacı idareye elektrik aboneliğinin iptali için başvurduğunu savunmuştur. Bu durumda, mahkemece belirtilen ilkeler ve davalının bu savunması üzerinde durulup araştırma ve inceleme yapılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.