YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8010
KARAR NO : 2010/5312
KARAR TARİHİ : 03.05.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat-menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin ihtiyacı olan elektrik enerjisinin bir kısmını davalı şirketten temin ettiğini, davalının 15.03.2004 tarihli 541.145.10 TL bedelli yanlış hesaplamaya dayalı olarak tanzim edilen fatura borcuna karşılık olmak üzere kanuni hakları saklı kalmak kaydıyla 657.425 TL bedelli bonoyu davalı şirkete verdiğini, yargılama aşamasında 657.425 TL’nin tamamının ödendiğini, müvekkili şirketin gerçek elektrik harcamasını gizleme veya eksik kaydetmesi sonucunu doğuracak herhangi bir müdahalesinin olmadığını ve söz konusu faturanın gerçeği yansıtmadığını, ölçü hücresi kapısına hiçbir zaman mühür tatbik edilmediğini, sonraki dönemlerdeki müvekkili şirketin enerji tüketimindeki artışın dönemsel iz hareketlerinden kaynaklandığını bildirerek davaya konu fatura nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, ödenen 657.425 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı avans faiziyle birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili kurumun orta gerilim tesisat abonesi olduğunu, 10.03.2004 tarihinde 46162 nolu tutanakla yerinde yapılan ve firma yetkilisinin de katıldığı incelemede sayacı panosunun normal mühürlü olduğunu 09.03.2004 tarihinde 247213 ABB sayacı takıldığı ölçü hücresi mühürsüz gerilim trafo ayrıcı kolu takılı vaziyette olduğunun saptandığını, 11.03.2004 tarihli 46164 sayılı tutanakla ilk tutanağa istinaden trafo merkezinde ölçü hücresini besleyen gerilim trafoları ayırıcı kolunun mühürlendiği, ölçü hücresi kapısının da mühürlendiği, müşteri temsilcisine gerekli bilgi verildiğinin kayıt altına alındığını, sayaçların üreticisi olan şirkete yapılan başvuru üzerine, söz konusu şirketin, davacı firmada takılı sayacın hafızasını okutması neticesinde sayacın ilgili yere takılmasından bu yana toplam 152 defa elektrik kesilmesi tespit edildiğini, yine müvekkili kurumun … İşletme Müdürlüğü Şebeke Başmühendisliğince 28.07.2003 ile 10.03.2004 tarihleri arasında 42 kez arıza ve diğer sebeplerden kesinti meydana geldiğinin tespit edildiğini,böylelikle sayacın 152 kez akımsız kaldığının tespit edilmesi üzerine 25.11.2002 tarihinde takılan sayacın bilgileri doğrultusunda işlem yapılması gerektiği sonucunu doğurduğunu, davacının 29.02.2004 tarihli tutanaktan önceki son okuma ile 10.03.2004 tutanak tarihi arasındaki 10 gün için kaçak tahakkuku yapıldığını, kaçak tüketim bedelinin 48.668.797.920 TL olduğunu, 28.05.2003 tarihli mühürleme ile 29.02.2004 son okuma tarihi arasındaki 277 gün için eksik tüketim ve kaçak elektrik bedeli toplamının 977.103.816.124 TL olup ödenen 512.040.048.649 TL çıkarıldığında kalan 465.060.767.475 TL’nin davacı tarafça ödenmesi gerektiğini, davacı tarafça ödenen paranın buna ilişkin olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafça kaçak elektrik kullanıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle 15.03.2004 tarih ve 541.145.10 TL bedelli fatura ve aynı faturaya istinat eden 657.425 TL bedelli bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile ödenen 657.425 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 03.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.