Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/2696 E. 2011/5196 K. 19.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2696
KARAR NO : 2011/5196
KARAR TARİHİ : 19.04.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit-çek iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılardan … vekilince duruşmalı ve davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılardan … vek.Av…. gelmiş, diğer davacı ve davalı taraftan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Temlik alan davacı …’in temyiz itirazlarına gelince; davacı … Limited Şirketi’nin 22.09.2010 tarihli 24149 nolu Temlik Sözleşmesi ile iş bu davasındaki davaya konu olan alacağının tamamının ½’sini gayri kabili rücu kaydıyla …’e devrettiği bellidir. Davalı vekili, 05.10.2010 tarihli celsede davayı 3.kişi olan …’e karşı devam ettirmediklerini,bu nedenle 3.kişinin payı ile ilgili kısmın reddedilmesini, bir başka deyimle davanın temellük edilen kısmı ile ilgili temellük eden … tarafından devam ettirilmesine muvafakatı olmadığını bildirmiştir. Mahkeme de dava devam ederken davacı alacağını devrederse; devreden kişinin davadaki niteliğini yitireceğini, devralanın da kendiliğinden davacı yerine geçemeyeceğini, devralanın davalıya yeniden dava açması gerektiği ve henüz böyle bir dava da açılmadığı gerekçeleriyle temlik alacaklısı yönünden davayı reddetmiştir.
BK.nun 162.maddesine göre, kanun ve akit ile veya işin mahiyeti icabı menedilmiş olmadıkça borçlunun rızası aranmaksızın alacaklı alacağını 3.şahsa temlik edebilir. HUMK.nun 186.maddesi gereğince de dava açıldıktan sonra, her iki taraftan birinin müddeabihi başkasına temlik etme hakkı vardır. Alacak hakkının devri BK.nun 162 ve 168.maddeleri gereğince takip ve dava hakkı ile beraber yetki hakkını da kapsar.
Uyuşmazlık, davacının dava sırasında alacağının ½’sini …’e temlik etmesi sonucu, alacağı temellük eden …’in, davalının iznini almadan kendi payı için davacının yerine geçip, davayı takip edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Müddeabihi devir alanın, davalının rızasını almadan davaya devam etmesi halinde davalının hukuki durumunda bir değişiklik olmayacak ve davaya kaldığı yerden davalıya karşı devam edilecek; bu durum Usul Ekonomisi ve Cüz’i Halefiyet İlkesine uygun düşecek yargılama giderleri de en aza inecektir. Çoğunlukta olan Hukuk Genel Kurulu ve Daire kararları da bu yöndedir (YHGK, 01.06.1984 tarih, Esas, 1982/1-189 Karar, 645 ve 11.H.D 1995/2043-3373 Esas- Karar sayılı 14.04.1995 tarihli karaları).
Bu nedenlerle devir alan …’in, temlik aldığı miktar bakımından asıl davacısının yerine kendiliğinden geçip davalının rızası ve onayına ihtiyaç olmaksızın davaya devam edebileceği kabul edilerek, mahkemece bu yönden işin esasına girilerek ve yargılama yapılarak, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ve eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte belirtilen sebeplerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temlik alan … yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan temlik alan davacı … yararına takdir edilen 825.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, adı geçene verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.