YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10909
KARAR NO : 2011/5262
KARAR TARİHİ : 20.04.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı banka vekili,dava dışı … Ltd. Şti.’nin müvekkiline olan kredi borcuna karşılık davalının keşideci olduğu 25.04.2008 keşide tarihli ve 25.000 YTL bedelli çeki verdiğini, çeke dayalı olarak yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin çek bedelini 21.08.2008 tarihli havale ile çekte ciranta olan dava dışı Ufi Kozmetik Ltd. Şti.’ne ödediğini, müvekkilinin çekten dolayı davacıya borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalının çek bedelini dava dışı Ufi Kozmetik Ltd. Şti.’ne ödediği, çekten dolayı sebepsiz zenginleşmediğinin sabit olduğu, davacının süresinde çeki ibraz etmemesine ve zamanaşımı süresi içinde talepte bulunmamış olmasına göre davalının hamil olan davacıya ödeme yapmamasından dolayı sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Somut olayda mahkemece uyuşmazlığın TTK.’nun 644. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesinde bir isabetsizlik yoksa da dava konusu çekin ibraz tarihi olan 25.04.2008 tarihinde bankaya ibraz edildiği ve çek arkasına karşılıksız şerhi verildiği çek örneğinin tetkikinden anlaşılmaktadır. Bu durumda ibraz tarihi itibarıyla çek hamilinin kim olduğu belli olduğundan keşidecinin bu durumu bilebilecek durumda olduğunun kabulü gerekir. Buna rağmen keşidecinin ibraz tarihinden sonraki bir tarihte davacı hamil dışında ara cirantalardan olan Ufi Kozmetik Ltd. Şti.’ne yapmış olduğu ödeme kötü ödeme niteliğinde olduğundan keşideciyi yetkili hamil olan davacıya karşı sorumluluktan kurtarmaz. Mahkemece bu yönler dikkate alınmadan delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı banka yararına BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 20.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.