YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2606
KARAR NO : 2011/8013
KARAR TARİHİ : 15.06.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Davacı vekili tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün müdahil ….A.Ş.vekili ile süresi içinde diğer müdahiller SGK İl Mdl., … ve ..Paz.Ltd.Şti.vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
İflas erteleme talebinde bulunan vekili, hastane işleten müvekkili şirketin kuruluş maliyetinin öngörüleri aşması ve SGK’dan olan alacakları üzerine haciz konulması nedeniyle borca batık hale geldiğini, sunulan iyileştirme projesinde öngörülen tedbirlerin uygulanması suretiyle borca batıklıktan çıkabileceğini belirterek iflas erteleme talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, şirket ortaklarının sermaye artırımı taahhüdünde bulunarak sermaye artışından kaynaklanan borçlarını büyük ölçüde ödediklerini, birçok alacaklıları ile borç yapılandırmasına giderek borçlarını düzenli şekilde ödedikleri, iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olduğu belirtilerek şirketin iflasının bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmiş, hüküm müdahiller SGK, ….A.Ş., … A.Ş.ve ….Paz.Ltd.Şti.vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece iflas erteleme talebi üzerine verilen hüküm temyiz eden müdahil … Malzemeleri A.Ş. vekiline 27/12/2010 tarihinde tebliğ edildiği hâlde, temyiz dilekçesi İİK.nun 164.maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre geçirildikten sonra 11.1.2011 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve ¾ sayılı İçtihatı Birleştirme Kararına göre Yargıtay’ın da bu konuda karar verebileceği kabul edilmiş olmakla, temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin malî durumunun ıslahının mümkün olması hâlinde o şirketin iflâsının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile malî durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Zira önerilen iyileştirme tedbirlerinin şirketin malî durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. Bilirkişi kök ve ek raporlarında şirketin borca batık olduğu, müdahiller vekilleri tarafından ileri sürülen itirazların iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcılığını etkileyecek nitelikte bulunmadığı belirtilmiş, mahkemece bu raporlar hükme esas alınarak iflâsın ertelenmesine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere, borca batıklığın saptanmasında şirketin aktifinde yer alan tüm varlıkların tespit edilerek konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla rayiç (piyasa satış) değerlerinin belirlenmesi gerekir. Borca batıklığın ticari defterler ve mahkeme dosyası içindeki borca batıklık bilançosu üzerinden %25 amortisman düşülerek belirlenmesi usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece mahallinde keşif yapılarak, şirketin aktifinde yer alan tüm varlıkların rayiç (piyasa satış) değerleri belirlenerek borca batıklık saptanmalıdır. Müdahiller vekillerinin şirketin borca batık olmadığı yönündeki itirazları da bu çerçevede değerlendirilmeli ve sonucuna göre yargılama yapılarak karar verilmelidir. Bu yönler gözetilmeden şirketin borca batık olduğunun kabulü suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenden dolayı müdahil … Hizmetleri A.Ş. vekilinin temyiz isteminin süreden REDDİNE, (2) numaralı bentte gösterilen sebeple diğer müdahiller vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.