Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/1074 E. 2011/5385 K. 21.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1074
KARAR NO : 2011/5385
KARAR TARİHİ : 21.04.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki iflas davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, davalı aleyhine başlatılan haciz yoluyla takibin iflas yoluyla takibe çevrildiğini, davalının iflas ödeme emrine itiraz ettiğini belirterek, davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, takip konusu poliçede keşideci imzası bulunmadığını, poliçenin Almanya’da takip edilebileceğini, lehtar şirketin Türkiye’de faaliyet gösterebilmesi için BDDK’dan izin alması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda faktoring şirketlerinin kambiyo senedine dayalı olsa dahi bir mal veya hizmet satışından doğacak veya doğmuş olduğu fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilmeyen alacakların tahsilini üstlenemeyecekleri ve satın alamayacakları , davacı alacağının da fatura ve benzeri belgelerle tevsik edilmediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece iflâs davası hakkında verilen hüküm temyiz eden davalı vekiline 9.11.2011 tarihinde tebliğ edildiği hâlde, temyiz dilekçesi İİK.nun 164.maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre geçirildikten sonra 24.11.2011 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve ¾ sayılı İçtihatı Birleştirme Kararında Yargıtay tarafından da karar verilebileceği kabul edilmiş olmakla, temyiz isteğinin reddi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz isteminin süresinde olmaması sebebiyle reddine, (2) numaralı bentte gösterilen nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, 21.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.