Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/11486 E. 2011/12994 K. 20.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11486
KARAR NO : 2011/12994
KARAR TARİHİ : 20.10.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete ürün siparişinde bulunulduğunu, ancak sipariş edilen malların müvekkili şirkete teslim edilmediği gibi sipariş edilen mallara karşılık olarak davalı şirkete 09.08.2008 tanzim 25.09.2008 vade tarihli 6.000 TL bedelli, 09.08.2008 tanzim 25.10.2008 vade tarihli 6.000 TL bedelli, 09.08.2008 tanzim 25.11.2008 vade tarihli 6.000 TL bedelli bonoların verildiğini, davalı şirket tarafından bonoların bankaya işlem için verildiğini, bonolardan 09.08.2008 tanzim 25.09.2008 vade tarihli 6.000 TL bedelli bononun herhangi bir ihtar yapılmadan müvekkili aleyhine haksız ve yersiz olarak ödememe protestosu çekildiğini, müvekkili şirketin mağdur edildiğini zor durumda bırakıldığını ve bu bono nedeniyle icra takibine başlandığını, yine 25.10.2008 vade tarihli 6.000 TL bedelli bono için de ödememe protestosu çekildiğini, bonolar üzerinde malen kaydı bulunduğunu ve borcu doğuracak hiçbir ürün teslimi yapılmadığını, senetlerdeki miktarla ilgili borcu doğuracak herhangi bir ticari ilişki gerçekleşmediğini, senedin …ı’ ya kötü niyetli olarak devredildiğini belirterek müvekkilinin davaya konu bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, kambiyo senedinin kural olarak mevcut ve doğmuş bir borç için düzenlendiğinin kabul edildiğini, aksine ilerde gerçekleşecek sipariş nedeniyle verildiği ve malın teslim edilmediğine dair iddianın sipariş fişi, sözleşme gibi yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda davalı adına kesilen faturaların davacı defterine kayıtlı olmadığı, davalı tarafın ticari defterlerinde davacı lehine alacak kaydı olmadığı, davaya konu bonoların alt ilişkisini oluşturan mal tesliminin davalı tarafça ispatının gerekmesine rağmen davalının bu konuda herhangi bir yazılı belge sunamadığı, davalı tarafça bu konuda teklif edilen yeminin de davacı tarafça eda edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Dava, davaya konu bonolar nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine ilişkindir. Davacı dava konusu bonolara karşılık kendisine mal teslim edilmediği iddiasında bulunmuş ise de bonoların ihdas nedeni bölümünde “malen” kaydı bulunduğundan bu yöndeki iddiasını yazılı delillerle kanıtlamak zorundadır. Mahkemece ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek eksik inceleme ve somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı hükmün BOZULMASINA,bozma nedenine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.