YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4129
KARAR NO : 2010/12869
KARAR TARİHİ : 11.11.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında faturalar içeriğindeki malların müvekkilince davalıya satılarak teslim edilmiş ise de, bedellerinin ödenmediğini, alacağın tahsili için aleyhine girişilen takibe davalının itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı yanca satılan malların ayıplı çıkması sonucu müvekkilinin zarara uğradığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı tarafından ayıplı mal satımına ve bu konuda davacıya süresinde ayıp ihbarında bulunulduğuna dair savunmanın kanıtlanamadığı, davacı yanın ise alacaklı olduğunun ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının asıl alacak tutarı 43.221.75.-TL.ye yönelik itirazının iptaliyle takibin bu tutar üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine, hükmolunan tutarın % 40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davaya konu takibin 43.221.75.-TL.asıl alacak 9.036.52.-TL.işlemiş faiz kalemleri üzerinden yapıldığı, itiraz üzerine durduğu ve süresinde iş bu itirazın iptali davasının açıldığı görülmektedir. Dava dilekçesinde harç asıl alacak tutarı üzerinden yatırılmış olup, aynı dilekçenin 3 nolu bendinde işlemiş faiz yönündeki talebin atiye bırakıldığı belirtilmiştir. Böylece davanın asıl alacağa yönelik olduğu anlaşılmaktadır. İşlemiş faiz konusunda dava dilekçesinde bir talep bulunmamaktadır. Buna rağmen mahktemece reddedilmiş kısım vermış gibi yazılı şekilde hüküm kurularak davalı yararına vekalet vekalet ücreti takdir ve tayini doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.