Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/10093 E. 2013/1079 K. 11.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10093
KARAR NO : 2013/1079
KARAR TARİHİ : 11.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1964 yılında yapılıp 1965 yılında ilan edilerek kesinleşen genel kadastro sırasında … Köyü, 511 parsel sayılı 9835,00 m² (Yenileme kadastrosu ile 9994,17 m² yüzölçümü ile 107 ada 37 parsel sayısını almıştır) yüzölçümündeki taşınmaz, Aralık 1951 tarih 110 sıra numaralı tapu kaydına dayanılarak tarla niteliğiyle davalı gerçek kişilerin murisi …ve Hazine adına hisseli olarak tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı … Yönetimi vekili, dava konusu … Köyü 511 (yenileme ile 107 ada 37) parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiasıyla, taşınmazın tapu kaydının iptali ve Hazine adına orman niteliğiyle tescili ile davalıların elatmasının önlenmesi istemleriyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu 107 ada 37 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tescili ile davalıların taşınmaza elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1944 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 1945 yılında kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1964 yılında arazi kadastrosu, 3302 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan ve 02.02.1993 tarihinde ilân edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli 511 parsel sayılı (Yenileme kadastrosu ile 107 ada 37 parsel) taşınmazın tamamının kesinleşen orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 11/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.