Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/1936 E. 2013/5946 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1936
KARAR NO : 2013/5946
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda kurulan 11/05/2011 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 12/06/2012 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden Orman Yönetimi vekili Av…., Hazine vekili Av. …, … vekili Av. …, … ve arkadaşları vekili Av. … ile diğer taraftan … ve arkadaşları vekili … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … İdaresi vekili, Milas Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 10/08/1961 tarihli dilekçesi ile; davalılar … , …, … ve …’nın maliki bulundukları … adıyla anılan ve Tapu’nun Mart 1945 tarih, cilt 62, sayfa 95, 96, 63, 64, 65, 66 ve 67 sayılarında kayıtlı çiftliğin, 1927 yılında 30 adet tapu kaydında müseccel iken, o zamanki maliki ve davalıların murisi bulunan …’nın 1943 yılında, bu 30 tapuyu tevhiden bir tek tapuya bağlatıp, Haziran 1943 tarih, cilt 58, sayfa 141 ve 29 sayıda kayıtlı olan bu yeni tapuya eski kayıtlarda adı geçmeyen ve gayrı muayyen ve gayrı sabit birçok hudut noktalarını usûlsüz ve mesnetsiz bir şekilde ilâve ettirmek suretiyle eski tapu yüzölçümünü bir misli genişleterek mücavir Devlet Ormanlarını çiftlik hudutları içine aldırdığını, diğer taraftan davalıların maliki bulundukları Asinkurin Çiftliği esas hudutları içinde kalan diğer bir kısım ormanlık sahanın ise 1945 yılında intişar eden 4785 sayılı Kanunla Devletleştirilmiş ve 5658 sayılı Kanunla iadeye tabi tutulmamış iken, davalıların siyasi nüfuzlarını kullanmaları neticesinde 6831 sayılı Orman Kanununun 1. madde (İ) ve (J) fıkrası kapsamına girmiş gibi gösterilerek iadesi hususunda karar alındığını, fakat bu iade işleminin 21/07/1961 tarih, 5078/26 sayılı Tarım Bakanlığı oluru ile iptal edildiğini, davalıların gerek çiftliğin hudutlarını usûlsüz olarak ithal edilen gerekse 4785 sayılı Kanunla Devletleşmiş bulunan ormanlık sahalardan yukarıda bahsedilen iade muamelesinden sonra 46439 m3 çok kısa tomruk, 281369 m3 kalas, 45,056 m3 maden direği, 460,931 m3 çam sanayi odunu ile 3942 kental odunu kendi namlarına istihsal ve imal ettirmiş bulunduklarını, bu durum karşında Asinkurin Çiftliği hudutlarına usûlsüz ve hukukî mesnetten ari olarak ithal olunup tapu kaydı geldilerinde adı geçmeyen ve gayrı sabit hudut noktaları ile çevrili bulunan ve 4785 sayılı Kanunla Devletleşip hukukî değerini kaybeden Devlet Ormanlarına ait tapu kaydının iptali ile bu yerlere davalılar tarafından yapılan müdahalelerin men’i ve davalıların bu ormanlardan haksız olarak iktisap ettikleri bütün masraflar hariç 104.024,03.-TL değerindeki orman mahsulünün tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yapılan yargılama sırasında dava konusu taşınmazların bulunduğu köyde kadastro çalışmalarının başlaması ve taşınmazların 115 ada 530, 531, 533, 534, 535, 544, 545, 547, 548, 550, 551, 552, 553, 554, 555, 556, 557, 558, 559, 560, 561, 562, 563, 564, 565, 566, 567, 568, 569, 570, 571, 572, 573, 574, 575, 576, 577, 578, 579, 580, 581, 582, 583, 584, 585, 586, 587, 588, 589, 590, 591, 592, 593, 594, 596, 598, 601, 602, 603, 604, 605, 606, 607 ve 608 parsel sayısı ile tesbit edilerek, 2002 yılında
kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesi ile 03/07/2002 tarih, 1961/512 esas, 2002/644 karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya 3402 sayılı Kanunun 27/1. maddesi gereğince mahkememize devredilmiş, mahkememiz esas defterinin 2003/1 sırasına kaydedilen dosyada yargılamaya devam edilmiştir.
Davacı … vekili, tarafından davalı sıfatıyla … ve … aleyhine 24.12.2002 günlü dilekçesiyle; Milas İlçesi, Kıyıkışlacık Köyü 115 ada 573, 574 ve 578 parseller ile parsel numarasını tesbit edemedikleri, aynı yörede bu kişiler adına tesbit edilen, parsel numaraları keşifte tesbit edilecek taşınmazların tapu dışı yolla kendisine verildiği, bu yerle ilgili … mirasçıları ile aralarında uyuşmazlık konusu olduğu, Milas Kadastro Mahkemesinin 2002/141 esasına kayıt edildiği, … tarafından bu yerlerin daha sonra davalılara satıldığı, oysa; tapu dışı satımın geçerli olarak gerçeleşmesinden sonra bu yerin tapulu bile olsa satılamayacağı iddiasıyla tesbitlerinin iptali ve adlarına tapuya tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, dava konusu 115 ada 574, 578 ve 573 sayılı parsellerin tesbitinin kesinleşmediği bu nedenle davada kadastro mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle 27. madde hükmüne göre görevsizliğe karar verilmiş, dava kadastro mahkemesinin 20.04.2004 gün ve 2004/19-42 sayılı kararıyla mahkemenin 2003/1 esası ile birleştirilmiştir. Davacı … vekili 29/12/1995 tarihli dilekçesi ile; davalı sıfatıyla … aleyhine açtığı davada; müvekkilinin … yanındayken …, Zeybeğin Gölü, Kuleli Boğazı Mevkiinde D: M. Zeki Akarca tarlası, B: yol ve … yeri K: orman ve güneyi Tatsan (Yüksel İnşaat) yeri ile çevrili tahminen 200 dönüm yüzölçmündeki taşınmazı 1972 yılında … tarafından müvekkile bağışlandığı, o günden beri bu yeri müvekkilinin kullandığı ve vergisini ödediği, bu yerin kuzey batısındaki ormandan yer açtığı için hakkında tutanak düzenlendiği, sulh ceza mahkemesinin 1989/242 esaslı dosyasında keşif yapılırken dava konusu yerini kendi yeri olarak gösterildiği, 1990 yılında düzenlenen tutanaklarda da bu şekilde geçtiği, bu yeri zilyet ederken davalının bu yeri kiraya vermek ve zeytinlik olarak imar ihya etmek için bu yerde çalışanlarını görevlendirmek suretiyle bu yere 1995 yılında elattığından söz ederek, elatmasının önlenmesini istemiştir. Kadastro mahkemesinin 06.05.2002 gün ve 1995/1506 – 312 sayılı kararı ile çekişmeli yer için 115 ada 582 parsel sayısı ile tutanak düzenlendiğinden söz edilerek görevsizliğe karar verilmiştir. Dava kadastro mahkemesinin 2002/141 esasına kayıt edilmiş, kadastro mahkemesinin 02.06.2004 gün ve 2002/141-56 sayılı kararı ile mahkemenin 2003/1 esasına kayıtlı dava ile birleştirmiştir.
Davacı … Yönetimi, davalı: … aleyhine davalı adına tesbit edilen 115 ada 586 sayılı parselin orman sayılan yerlerden olduğu tesbitinin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tescili iddiasıyla açtığı dava, mahkemenin 2002/124 esasına kayıt edilmiş, ilgisi nedeniyle mahkemenin 2003/1 esaslı dosyası ile birleştirilmiştir.
Davacı … … vekili tarafından, 08/05/1996 tarihli dava dilekçesi ile; Avşar Köyü, Gökgöl Mevkinde müvekkilinin taşınmazı bulunduğunu, taşınmazın içinden Avşar- Kıyıkışlacık Köy yolu geçince iki parçaya ayrıldığını, küçük parçanın hudutlarının doğusu kısmen yol, kısmen … … Taş, batısı …, kuzeyi yol, güneyi Gökgöl ile çevrili olduğu, büyük parçanın ise doğusu kısmen … … Taş, kısmen Hazine, batısı …, kuzeyi … Türkoğlu, güneyi yol ile çevrili olan taşınmazları1978 yılında Nasuh Atıcı isimli şahıstan satın aldığı, gerek önceki malik, gerekse müvekkilinin zilyetliğinin 20 yılın çok üzerinde olduğu, 17 dönüm miktarında olan taşınmazların müvekkili adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle, davalılar Hazine ve Avşar Köy Tüzel Kişiliği aleyhinde dava açmış, yargılama sırasında yapılan keşiften sonra tescili istenen taşınmazların bir kısmının komşu Kıyıkışlacık Köyü sınırlarında kaldığının tespit edilmesi üzerine Kıyıkışlacık Köy Tüzel Kişiliği davaya dahil edilmiş, yargılama sırasında … dava konusu edilen taşınmazın 26/03/1964 tarih, cilt 125, sayfa 76, sıra 77 sayılı adına kayıtlı tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiası ile davaya müdahale talebinde bulunmuş, davanın yargılaması sırasında dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde kadastro çalışmalarının başladığı ve taşınmazın 115 ada 532 parsel olarak tespitinin yapıldığı gerekçesi ile 27/05/2002 tarih, 1996/279 Esas, 2002/491 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya 3402 sayılı Kanunun 27/1. maddesi gereğince mahkememize
– 3 –
2013/1936 – 5946

devredilmiş, mahkememiz esas defterinin 2003/152 sırasına kaydedilen dosyada müdahil …’nın dayandığı tapu kaydına mahkememize ait 2003/1 Esas sayılı dosyada da dayandığı, dava konusu taşınmazların birbirine komşu olduğu, bu nedenle tapu kayıtlarının uygulanmasında farklılık olmaması sebebiyle dosyaların HUMK 45 vd. maddeleri gereğince
birleştirilmesine karar verilerek yargılamaya 2003/1 Esas sayılı dosya üzerinden devam edilmiştir.
Orman Yönetimi vekilinin tarafından 115 ada 576, 577, 579, 580, 581, 583, 606 sayılı parsele ilişkin davadan feragat etmesi nedeniyle 2003/1 Esaslı dosyadan bu parsellerle ilgili dava dosyaları ayrılmış ve bu esasa kayıt edilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, Milas İlçesi Kıyıkışlacık Köyü; 115 ada 530 parselin fen memuru bilirkişiler … Karaca ve Özgür Yılmaz’ın 04/10/2010 tarihli rapor ve krokilerinde (A) harfi ile gösterdikleri 229712,40 m2’lik kısmının aynı adanın en son parsel numarası verilerek orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline,
Aynı rapor ve krokide (B2) harfi ile gösterilen 587269,16 m2 yüzölçümündeki bölümün 115 ada 530 parsel numarası ile, (B1) harfi ile gösterilen 30036,73 m2 yüzölçümündeki bölümün aynı adanın en son parsel numarası verilerek zeytinlik vasfı ile dosyada mevcut Milas Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1200-1183 sayılı veraset ilâmında gösterilen payları oranında muris … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmaz üzerinde Türkiye Elektrik Anonim Şirketi adına toplam 6805,16 m2’lik alanda daimi irtifak hakkının bulunduğunun kayıtlara şerhine,
115 ada 531 parselin, fen memuru bilirkişiler … Karaca ve Özgür Yılmaz’ın (dosyada mevcut) 09/05/2011 tarihli 2 nolu ek rapor ve krokilerinde (531-A) harfi ile gösterdikleri 293803,37 m2 ve (531-C) harfi ile gösterdikleri 3697,64 m2 olmak üzere toplam 297501,01 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman niteliği ile 115 ada 531 parsel numarası ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline,
Aynı rapor ve krokide (531-A2) harfi ile gösterilen 29369,57 m2’lik kısmın aynı adanın en son parsel numarası verilerek orman niteliği ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline,
Aynı rapor ve krokide (714-A1), (714-A2) ve (714-B) olarak gösterilen kısımların komşu Ovakışlacık Köyü sınırları içinde tespit gördüğü ve tespitin kesinleştiği anlaşıldığından bu taşınmazlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı … İdaresi’nin bu taşınmazlar hakkında genel mahkemede dava açmakta muhtariyetine,
115 ada 533 , 534, 584 ve 589 sayılı parsellerin payları oranında muris … mirasçıları adına tesciline
115 ada 535, 585, 587, 591, 592, 594, 596, 598, 601, 602, 603, 604, 605, 607 ve 608 sayılı parsellerin … adına tapuya tesciline, tutanağın beyanlar hanesine 596 sayılı parselin 30026,28 m2 ve 598 sayılı parselin 22479,34 m2 bölümü üzerinde Türkiye Elektrik Anonim Şirketi adına toplam daimi irtifak hakkının bulunduğunun, fen memuru bilirkişiler … Karaca ve Özgür Yılmaz’ın 04/10/2010 tarihli rapor ve krokilerinde 605 sayılı parselin (S1) harfi ile gösterdikleri 614,23 m2’lik ve (S2) harfi ile gösterilen 4041,06 m2’lik kısımlarının 3. derecede arkeolojik SİT bölgesinde kaldığının beyanlar hanesine yazılmasına,
115 ada 544 ve 545 sayılı parsellerin orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline,
115 ada 547 ve 548 sayılı parsellerin veraset payları oranında muris … Talay mirasçıları;
115 ada 550, 554, 555, 556 ve 559 sayıl parselerin Muzaffer Enginsu,
115 ada 551 parselin ½ şer payla Faruk Enginsu ve … Enginsu;
115 ada 552 sayılı parselin 1/3’er payla … Enginsu, Ummahan Serin ve Muzaffer Enginsu adına tapuya kayıt ve tesciline,
115 ada 553 sayılı parselin … Enginsu, adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmaz üzerindeki kargir evin … Zeki oğlu, Muzaffer Enginsu’ya ait olduğunun
– 4 –
2013/1936 – 5946

beyanlar hanesine şerhine,
115 ada 557 sayılı parselin Ummahan Serin,
115 ada 558, 566 ve 571 sayılı parsellerin …,
115 ada 560 ve 564 sayılı parsellerin … Güçlü,
115 ada 561 sayılı parselin …,
115 ada 562 ve 565 sayılı parsellerin …
115 ada 563 sayılı parselin Hayriye Kurtuluş,
115 ada 567, 569 ve 575 sayılı parsellerin … Enginsu,
115 ada 568 , 570 ve 593 sayılı parsellerin Faruk Enginsu,
115 ada 572 sayılı parselin … Zeki Ayakçıoğlu,
115 ada 573 sayılı parselin Hamit Karakaya,
115 ada 574, 578 ve 582 sayılı parsellerin Turcan Yurtseven adlarına tapuya tesciline,
115 ada 586 sayılı parselin; fen memuru bilirkişiler … Karaca ve Özgür Yılmaz’ın 04/10/2010 tarihli rapor ve krokilerinde (A) harfi ile gösterdikleri 20751,32 m2’lik kısmının aynı adanın en son parsel numarası verilerek orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, krokide (B) harfi ile gösterilen 468005,26 m2’lik kısmın 115 ada 586 parsel numarası ve zeytinlik vasfı payları oranında muris … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline,
115 ada 588 sayılı parselin 25/04/2011 tarihli rapor ve krokilerinde (A1) harfi ile gösterilen 8722,51 ve (A2) harfi ile gösterilen 18284,97 m2’lik bölümlerinin aynı adanın en son parsel numaraları verilerek ayrı ayrı orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, krokide (B) harfi ile gösterilen 394787,59 m2’lik bölümün 115 ada 588 parsel numarası ve zeytinlik ve tarla vasfı ile paylara oranında … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline,
115 ada 590 sayılı parselin, teknik bilirkişiler … Karaca ve Özgür Yılmaz’ın 09/05/2011 tarihli rapor ve krokilerinde (B) harfi ile gösterdikleri 998030,78 m2’lik kısmın, kargir ev, 2 adet ahır ve zeytinli tarla niteliği ile, (590-A) harfi ile gösterdikleri 659,19 m2’lik kısmın da eklenmesiyle, toplam 40669,19 m2 yüzölçümünde özel orman niteliği ile … adına tapuya kayıt ve tesciline,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
Davacı … İdaresi’nin tazminat talebine ilişkin davasında, mahkememizin görevsizliğine, talep halinde tazminat talebine ilişkin davanın dosyadan tefriki ile görevli ve yetkili Milas Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine,
Birleşen 2002/124 ESAS SAYILI DOSYA HAKKINDA;
Davanın kısmen kabulüne, Kıyıkışlacık Köyü 115 ada 586 sayılı parsel hakkında mahkememize ait 2003/1 Esas sayılı dosyada karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
2002/141 ESAS SAYILI DOSYA HAKKINDA;
Davacının davasının REDDİNE, Kıyıkışlacık Köyü, 115 ada 582 sayılı parsel hakkında mahkememize ait 2003/1 Esas sayılı dosyada karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
2004/19 ESAS SAYILI DOSYA HAKKINDA;
Davanın REDDİNE, Kıyıkışlacık Köyü, 115 ada 573, 574 ve 578 sayılı parseller hakkında mahkememize ait 2003/1 Esas sayılı dosyada karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
2003/152 ESAS SAYILI DOSYA HAKKINDA;
Davanın KISMEN KABULÜNE, müdahil davacının davasının REDDİNE, dava konusu edilen ve teknik bilirkişiler … Karaca ve … Bulut tarafından düzenlenen 13/11/2008 tarihli (birleşen 2003/152 Esas sayılı dosya içinde mevcut) rapor ve krokide (A-2) harfi ile gösterilen 3889,66 m2, (A-3) harfi ile gösterilen 6370,20 m2 ve (532-B) harfi ile gösterilen 328,65 m2 olmak üzere toplam 10588,51 m2’lik kısmın 115 ada 532 parsel numarasıyla ve zeytinlik niteliği ile davacı Salih oğlu, 1936 d.lu Ömer … adına tapuya kayıt ve tesciline,
– 5 –
2013/1936 – 5946

aynı rapor ve krokide (532-A) harf ile gösterilen 2162,86 m2’lik kısmın aynı adanın en son parsel numarası verilerek, zeytinlik niteliği ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, Türkiye Elektrik Anonim Şirketi adına toplam 5423,62 m2’lik alanda daimi irtifak hakkının bulunduğunun beyanlar hanesine yazılmasına, aynı rapor ve krokide (C-1), (C-2), (A-1), (A-4), (C-3) ve (D) harfleri ile gösterilen kısımlar hakkındaki talebin reddine karar verilmiş,
Hüküm, Orman Yönetimi, Hazine, …, tarafından, … mirasçıları … ve …, … mirasçıları …, … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, kadastro tesbitine itiraz, elatmanın önlenmesi, tazminat ve orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Kıyıkışlacık Köyü sınırları içinde kalan Zindafkale, Paşalıdağ, Karaburun, Tuzlaburnu, Çamlimantepe, Uzunkuyu, Dalyanburnu Devlet Ormanlarında orman kadastrosu ve Orman Kanunun 2/B madde uygulama çalışmalarının 26.09.1986 gün ve 39 nolu işi bitirme tutanağı ile bitirildiği 06.10.1987 tarihinde ilân edildiği anlaşılmaktadır.
Orman Yönetimi tarafından 115 ada 576, 577, 579, 580, 581, 583 ve 606 sayılı parsellere ilişkin davadan feragat edilmesi nedeniyle, 2003/1 Esaslı dosyadan bu parsellerle ilgili dava dosyaları ayrıldıktan sonra, kadastro mahkemesinin 26.07.2006 gün ve 2006/273-44 sayılı Orman Yönetiminin davasının feragat nedeniyle reddine ve Akaraca Çiftliği 115 ada 576, 577, 579, 580, 581, 583 ve 606 sayılı parsellerin ½ şer pay ile …, … adlarına tapuya tesciline ilişkin kararı, temyiz edilmeden 10.08.2006 tarihinde kesinleşmiştir.
1) İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve davacı … tarafından, çok küçük yaşlarda davalıların babası … tarafından evlatlık olarak alındığını, ancak; resmi evlatlık sözleşmesinin yapılmadığını, kök muris …’nın, Milas İlçesi, …, Zeybeğin Gölü, Kuleliboğaz Mevkilerinde bulunan, doğusu M. Zeki Ayakçı tarlası, batısı yol, ve … yeri, kuzeyi orman, güneyi Tatsan yeri ile çevrili tahminen 200 dönüm yeri kendisine bağışladığı, bu yer için dava sırasında 115 ada 579, 577, 576, 578, 575, 574 ve 582 parsel sayısı ile tutanak düzenlendiği, bu taşınmazların adına tescilini iddia etmektedir. Bir başka deyişle davacı … çekişmeli parsellerin tapuya dayalı olarak … adına kayıtlı iken, … tarafından kendisinin evlatlık alındığı, bu yerlerin kendisine bağışlandığını iddia etmekte, tapu dışında bir kazanma nedeni ileri sürmemektedir. Davacı …’in bu yerlerin kendisine bağışlandığını söylediği tarihte yürürlükte bulunan 743 sayılı Medenî Kanun 634. maddesi gereğince gayrimenkul mülkiyetini nakleden sözleşmelerin resmi şekilde yapılmadıkça geçerli olmayacağı kabul edilerek, sıhhat şekli öngörülmüştür. Bu tür sözleşmeler resmi şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. Her nekadar 3402 sayılı Kadastro Kanunun 13/B maddesi gereğince tesbiti yapılan taşınmaza uygulanan tapu kaydı sahibi veya mirasçılarından başkası zilyet bulunuyorsa; kayıt sahibi veya mirasçılarının kadastro teknisyeni huzurunda muvafakatları halinde zilyet adına, zilyet, taşınmaz malı, kayıt malikinden veya mirasçılarından veya mümessillerinden tapu dışı bir yolla iktisap ettiğini, onların beyanı veya herhangi bir belge ile veya bilirkişi veyahut tanık sözleriyle ispat ettiği ve ayrıca; en az on yıl müddetle çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyet bulunduğu takdirde zilyet adına tesbit olunacağını öngörmüşse de, davacı …, sınırlarını bildirdiği 200 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın kendisine … tarafından bağışlandığını, bu taşınmazların bağışlandığını iddia ettiği tarihten sonra kendisi tarafından tarım alanı olarak zilyet edildiğine ilişkin her hangi bir delil sunamamıştır. Sunduğu deliller ise başka sözleşmelerde ya da yargılamalar sırasında noter senedi ya da keşif tutanağına geçen sınır ya da beyan şeklinde olup, çekişmeli taşınmazlar davacı … tarafından zilyet edilmediğine göre tek başına bu tür delillere değer verilemez. Açıklanan hususlar gözetilerek …’in davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
2) Hazine, Orman Yönetimi, … ve arkadaşlarının temyiz itirazlarına gelince; mahkemece eski tarihli memleket haritaları, hava fotoğrafları ve amenajman planları ile
– 6 –
2013/1936 -5946

dayanılan tapu kayıtlarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporları ile çekişmeli parsellerin dayanılan … tapu kayıtları kapsamında kaldığı, bir bölümünün eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarında orman olarak nitelendirildiği, devletleştirilen orman alanı olduğunun belirlendiği
gerekçesiyle Orman Yönetiminin bu bölümlere ilişkin davasının kabulüne, yine orman sayılmayan yerlerden olduğu ya da tapu maliki gerçek kişilere ait özel orman olduğu veya zeytinlik olarak belirlenen bölümlerinin ise tapu malikleri olan ya da bunlardan satın alan kişiler adına tapuya tesciline, tapu maliki gerçek kişiler tarafından açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkin davaların reddine ilişkin hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan 115 ada 573, 574, 578, 582, 586 sayılı parsellerle ilgili yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, Orman Yönetiminin tazminat davasında görevsizliğe, Yakakışlacık Köyü sınırları içinde kalan 714 sayılı parselle ilgili kadastro tesbitinin kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Çekişmeli parsellerin kadastro tesbitleri tapuya dayanarak davalı gerçek kişiler adına (bir kısmı ise gerçek kişiler tarafından açılan orman kadastrosuna itiraz davası nedeniyle malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmişse de, kadastro tesbitine esas alınan tapu kayıtlarının kapsamındaki taşınmazlar için Orman Yönetimi tarafından 10.08.1961 tarihinde açılan dava nedeniyle, çekişmeli parsellerin kadastro tesbitinin 3402 sayılı Kanun 5 ve 27 maddesi hükümlerine göre kesinleşmediği malik hanelerinin açık tesbit edildiği kabul edilmelidir. 3402 sayılı Kadastro Kanunun 30/2. maddesi gereğince davalı olması nedeniyle kadastro tesbit tutanağının malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilen taşınmazların nitelik, miktar ve malik hanesinin, tarafların iddia, savunmaları ve delilleri ile bağlı kalınmadan mahkemece res’sen yapılacak araştırma ile belirlenmesi gereklidir.
Getirtilen tapu kayıtları incelendiğinde, davacı taraf Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünde bulunan Zilhicce 1275 tarihli sicilden (ve yerel tapu idaresinde bulunmayıp, Hasılat defterinden çıkarılan Muharrem 1276 tarihli sicilden) gelen K.Evvel 1927 tarih 26 dan başlayıp 55 sıra numarasına kadar 2950 dönüm mezru arazi ve 12950 dönüm gayri mezru arazi olmak üzere toplam 15900 dönüm (1590 hektar) lük, Yunan Tebaasından kişilerden Hazineye kalan taşınmazlar izaleişüyu kararı ile satışı sonunda tamamı … … Bey adına tapuya kayıt edilmiş, bu tapu kayıtlarının tevhidi ile 1461 hektarlık Haziran 1943 tarih 29 sıra numaralı tapu kaydı oluşmuştur. Tevhit sırasında bu tapu kaydının sınırları, daha önce özel ormanın işletilmesi amacıyla düzenlenen, Orman Yönetimi ile aralarında özel orman işletilmesi nedeniyle kurulan ilişkilerde kullanılan haritadaki sınırlar esas alınarak belirlenmiştir. işletmesi tev bir başka ifadeyle tapu miktarı tevhitten önce toplam 1590 hektar iken, tevhit ile 1461 hektar olarak … … Bey (soy adına kanunu ile Akarca) adına kayıt edilmiştir. Tevhit tapusundaki sınırların çoğunluğu tevhitten önce tapu kayıtlarında yer almaktadır. Tapu kaydında “İlbira Dağı” sınırı bulunmamakla birlikte Zilhicee 1275 tarihli sicilde “etrafı erbası Konak ve Kara Toprak ve İlber Dağı ile mahdut 60 dönümlük tarla tapusunda, sınır olarak İlber Dağı okunmaktadır.
Tevhiden oluşan Haziran 1943 tarih 29 sıra numaralı tapu kaydı Asın Köyünde 1461 hektar 6908 m2 yirmibeş zeytin eşçarı bağgurum bahçe eşçarı, hane, kule, mağaza ve yağ değirmeni ve dam ve çiftliğin mehavi vesariresine havi … nitelikli, 2050 dönüm hali yer ve 13850 dönüm gayrikabili zera Asınçiftliği otuz parça senet mucibince TCT … oğlu …’nın tasarrufundayken, hududu kadimesi dahilinde tevhiden tescil olunduğu anlatılarak, doğusu: Karakemer ve …, ve …, … (…); … ve Ilbıra Dağı ve …, batısı: … . ve Zindaf dağı gediği, Kurin Sırtı ve Kurin Sırtından Yaban Boğazı, kıblesi (güneyi): Lebiderya ve .. Azmağı Menderesi ile çevrili taşınmaz, Hisarbaşı Mahallesinden … oğlu … Akarca adına kayıt edilmiş, ifrazen, Mart 1945 tarih 63 sıra numarasında …, 64 nolu kayıt …, 65 nolu kayıt …, 66 nolu kayıt … adına, Mart 1964 tarih 78 sıra numaralı tapu kaydı …, 77 nolu kayıt …, 79 nolu kayıt …, 80 nolu kayıt … adına kayıt edilmiştir.
Davalı taraf bu tapu kayıtlarının yanı sıra 1937 yılında oluşturulan 345 ilâ 376 tahrir numaralı vergi kayıtlarına dayanmışlardır.
Çekişmeli parsellerin bulunduğu yerde orman kadastrosu 06.10.1987 tarihinde ilân edilmiştir. Orman Yönetimi tarafından 10.08.1961 tarihinde açılan elatmanın önlenmesi davası devam ederken yörede 1988 yılında yapılan orman kadastrosunda, dava konusu taşınmazın tamamına yakını orman sınırları içinde bırakılmakla, Orman Yönetimin açtığı elatmanın önlenmesi davası, ancak; orman sınırları dışında bırakılmış olan yerler ve 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler yönünden orman tahditine itiraz ve 2/B uygulamasına itiraza dönüşür. Orman Yönetiminin kendi aleyhine dava açması mümkün olmadığına göre, bu çalışmada orman sınırları içinde bırakılan taşınmazlar yönünden, Orman Yönetiminin davasının orman kadastrosuna itiraza dönüştüğü de söylenemez.
… tapu kayıtların tutunan … ve diğerlerinin tapu kayıtlarına dayanarak değişik açtıkları orman kadastrosuna itiraz davaları, kadastro mahkemesinde görülmüş ve sonuçlandırılarak, taraflar arasında kesin hükümler oluşmuştur. Orman Yönetiminin açtığı davaya konu olduğu ve orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırıldığı halde, davalı gerçek kişiler tarafından orman tahditine itiraz davasına konu edilmeyen bölümler yönünden orman kadastrosu kesinleşmiştir.
Orman Kadastrosuna itiraza ilişkin bu dava dosyalarında;
a) Davacı … tarafından, davalı … Yönetimi aleyhine 04.04.1988 tarihinde Cilt 126, sayfa 25, sıra no 20 de kayıtlı Kıyıkışlacık Köyünde bulunan dört parça taşınmazının, orman kadastrosu sırasında tesis edilen 74 ilâ 78, 78 ilâ 81, 81 ilâ 84 nolu OTS hattı ile orman sınırları içinde bırakılmasına itiraz etmiş, Milas Kadastro Mahkemesinin dava konusu taşınmazın bilirkişi krokisinde (C) ile gösterilen 99730,82 m2, (B) ile gösterilen 3025,83 m2 ve (A-1) ile gösterilen 250.423 m2 bölümlerinin orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin işlemin iptaline fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar Yargıtay denetiminden geçerek 20.01.2000 tarihinde kesinleşmiştir.
b) Davacı … tarafından davalı … Yönetimi aleyhine 27.04.1988 tarihinde, tapuda adlarına kayıtlı Haziran 1975 tarih 23 sıra numaralı tapu kapsamında kalan taşınmazın, 1988 yılında yapılan orman kadastrosunda 42 ilâ 48 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ile orman olarak sınırlandırıldığı, tahditin iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin, Milas Kadastro Mahkemesinin 06.03.1998 gün ve 1988/81-37 sayılı kararı Yargıtay denetiminden de geçtikte sonra 28.12.1998 tarihinde kesinleşmiştir.
c) Davacı …’nın davalı … Yönetimi aleyhine 04.04.1988 tarihinde açtığı davada, Mart 1964 tarih 77 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalan Mengeş Mevkindeki ve Karaoğlan eteğinde 14 ilâ 18 numaralı orman sınır noktaları yanındaki tahminen 40 dönüm, Mengeş Mevkinde ve gölcük tepesi altında ve 26 ilâ 28 numaralı tahdit noktaları yanındaki 5 dönüm, … Mevkii 29 ilâ 32, numaralı orman sınır noktaları yanındaki 15 dönüm, Yaykın Mevkindeki 33 ilâ 37 numaralı taşlar yanında tahminen 40 dönüm, Kışlacık arasında 38 ve 414, 37 ve 413 noktalar arasında aklan tahminen 30 dönüm, Asın Mevkinde, Çanacıkta Dutlu Kuyu yanında 174, 179 numaralı tahdit taşları yanında tahminen 25 dönüm yüzölçümündeki taşınmazların 2/B gereği orman dışına çıkarılması gereken zeytinlikler olduğu, tapu kapsamında kaldığı için kendilerine ait olduğu, bu nedenle orman sınırlandırmasının iptalini istemişler, mahkemenin davanın KISMEN KABULÜNE, müşterek bilirkişi rapor ve krokisinde (A) ile gösterilen 30286,37 m2 yüzölçümündeki taşınmaza ilişkin davanın kabulü ile bu bölümün orman sınırları dışına çıkarılmasına, dava konusu diğer taşınmazlar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm Yargıtay denetiminden de geçtikten sonar 25.02.1999 tarihinde kesinleşmiştir.
d) Davacılar …, … ve … tarafından davalı … Yönetimi ile Orman Bakanlığı aleyhine 04.04.1988 tarihinde 2167, 2168, 2169, 2170, 2171, 2172, 2173, 2174, 2175 numaralı tahdit noktaları ile çevrili taşınmaların 6831 sayılı Kanunun 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, oysa; bu alanın Mart 1964 tarih 80 sıra numaralı tapu kaydı ile muris kardeşleri Adnan Akarca adına kayıtlı
olduğu ve orman sayılmayan yerlerden olduğu, yapılan 2/B uygulamasının iptalini istemiyle açılan davanın kabulüne, 2167 ilâ 2175 numaralı orman sınır noktaları arasında kalan P.XVII nolu poligonun orman olarak sınırlandırılmasına ve 2/B uygulamayla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline, bu parselin … adına orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin kadastro mahkemesinin 06.03.1998 gün ve 1995/9-29 sayılı kararı Yargıtay Denetiminden de geçtikten sonra kesinleşmiştir.
e) Davacılar … ve … tarafından davalı … Yönetimi ile Orman Bakanlığı aleyhine 05.04.1988 tarihinde, tapunun cilt 144, sayfa 13, sıra 85 de kayıtlı taşınmazın yapılan orman kadastrosunda 71, 72, 73, 74 ve 75 numaralı orman sınır hattı yanında sınırlarını keşifte gösterecekleri taşınmazın zeytinlik ve ziraat arazisi olduğu, orman sayılmayan yerlerden olduğu halde, orman olarak sınırlandırıldığı, bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 555,35 m2 yüzölçümündeki bölümünün ve (A1) ile gösterilen 503.315 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman dışına çıkarılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine ilişkin kadastro mahkemesinin 26.02.1999 gün ve 1999/10-6 sayılı kararı Yargıtay denetiminden de geçtikten sonra 26.10.1999 tarihinde kesinleşmiştir.
f) Davacı … tarafından davalı … Yönetimi ile Orman Bakanlığı aleyhine 04.04.1988 tarihinde açtığı davada, 2128 ilâ 2136, 2137 2150, 2151 ilâ 2163 numaralı tahdit noktaları ile çevrili alanın, 2137 ilâ 2150 numaralı orman sınır noktalarını birleştirin orman sınır hattı içinde kalan poligonun, 2151 ilâ 2160 numaralı orman sınır noktaları arasında kalan poligonun, zeytinlik niteliğinde olduğu, 6831 sayılı Kanunun 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, oysa; bu alanın Mart 1964 tarih 79 sıra numaralı tapu kaydı ile kendilerine ait olduğu, yapılan 2/B uygulamasının iptalini istemiş, mahkemenin davanın kısmen kabulüne, XII, XIII ve XIV nolu poligonların Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ile tapu maliki … adına orman sınırları dışına çıkarılmasına, Ek-2 nolu krokide (B) ile gösterilen 26481,25 m2 ve (d) ile gösterilen 1762,04 m2, Ek-3 nolu krokide (b) ile gösterilen 127158,05 m2 ve (c) ile gösterilen 3987 m2 ve (e ) ile gösterilen 36022 m2 yüzölçümündeki yerlerin orman tahdit sınırları dışına çıkarılmasına, diğer kısımların orman tahditi içinde bırakılmasına ilişkin kararı, Yargıtay denetiminden de geçtikten sonra 04.03.1999 tarihinde kesinleşmiştir.
g) Davacılar …, … ve … tarafından, davalı … Genel Müdürlüğü aleyhine 04.04.1988 tarihli dilekçe ile muris kardeşleri …, Mart 1964 tarih 80 sıra numaralı 365 hektar 4227 m2 yüzölçümündeki taşınmazın büyük bölümünün kışlak ve otlak olarak kullanılan makilik olarak bırakıldığı, ancak; büyük bir bölümünün de zeytinlik olarak ıslah edildiği bu cümleden 393 ilâ 406 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattının içinde kalan bölüm orman dışında bırakılmışsa da, bu alanın etrafındaki alanların orman olarak sınırlandırılmasını doğru olmadığı, Kocadere Mevkiiindeki 151 ilâ 153 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattının yanındaki büyük alanın mahsuldar zeytinlik olduğu, tapu kaydı ile muris kardeşleri … adına kayıtlı olduğu ve orman sayılmayan yerlerden olduğu, Kocadere Yamacı -Dibek Taşı Altı Mevkii 155, 156, 157 nolu OTS hattının yanındaki yeni yetiştirilmiş zeytinler bulunduğu, yine Yerevan Boğazı Mevkiinde 178, 179, 180, 181 nolu yerlerdin kuzeyinde ayı şekilde zeytinlikler bulunduğu bunun dışında tapukaydının kapsadığı alan kışlak olduğu, hayvanların kış aylarında barınma ve yiyecek ihtiyaçlarını karşılan yer olduğu, orman sayılmayan yer olduğu, bu alanların ve tapu kaydı kapsamındaki daha bir çok yerin orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin orman kadastro işlemin iptali istemiyle açtıkları davanın KISMEN KABULÜNE, dosya arasında bulunan bilirkişiler … , … , … , … ve … imzalı ek-2 nolu krokide (b) ile gösterilen 98292,93 m2’lik (c) ile gösterilen 16237,05 m2, Ek-3 nolu krokide (e) ile gösterilen 5618,60 m2, Ek-4 nolu haritada (a) ile gösterilen 30250,38 m2’lik, (b) ile gösterilen 34423,06 m2 yüzölçümündeki bölümlerin ve Ek-5 nolu krokide (a) ile gösterilen 21899,05 m2 bölümüm orman tahdit dışına çıkarılmasına, arta kalan kısımların orman tahdit sınırları içinde
bırakılmasına ilişkin, mahkemenin 6.03.1998 gün ve 1988/62 -30 sayılı kararı Yargıtay denetiminden de geçtikten sonra 25.02.1999 tarihinde kesinleşmiştir.
h) Davacı … tarafından davalı sıfatıyla Orman Yönetimi aleyhine 26.04.1988 tarihinde, açılan davada, Mart 1968 tarih ve 46 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalan taşınmazlarının 48 ilâ 60 numralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ile orman sınırları dışında bırakılmışsa da, bir bölümünün orman sınırları içinde bırakıldığı, keşifte gösterecekleri bu bölümlerin orman sınırları içinde bırakılmasına ilişkin işlemin iptalini istemişler, mahkemenin davanın KISMEN KABULÜNE, çekişmeli parselin ortak bilirkişi rapor ve Ek-2 nolu krokisinde (a-2) ile gösterilen 106.102 m2 yerin orman tahdit sınırları dışına çıkarılmasına, fazlaya ilişkin işlemin reddine, arta kalan kısın orman tahdit sınırları içinde bırakılmasına ilişkin 06.03.1998 GÜN VE 1988/82-38 sayılı kararı, Yargıtay denetiminden de geçtikten sonra 28.12.1998 tarihinde kesinleşmiştir.
ı) Davacı … tarafından, davalı … Yönetimi aleyhine 04.04.1988 tarihinde açtığı davada, 454 ilâ 464 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı içinde kalan ve kendisine ait Mart 1964 tarih ve 76 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalan taşınmazın zeytinlik ve kısmen çamlık olduğu, orman ile ilgisi olmadığı halde, orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin işlemin iptalini istemiş, mahkemenin davanın kabulüne, bilirkişi rapor ve krokisinde 454 ilâ 464 numaralı orman sınır noktaları ile çevrili kapalı poligon içerisinde sınırlanan 40.669,19 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davcıya ait özel orman niteliğiyle sınırlandırılmasına ilişkin 01.01.1999 gün ve 1999/41-31 sayılı kararı Yargıtay denetiminden de geçtikten sonra 20.01.2000 tarihinde kesinleşmiştir.
i) Orman Yönetimi tarafından 10.08.1961 tarihinde açılan elatmanın önlenmesi davası sonradan kadastro tesbiti yapılmakla, 115 ada 576, 577, 579, 580, 581, 583, 606 parsel sayısı ile tutanak düzenlenen bölümü yönünden Orman Yönetiminin davadan feragat etmesi nedeniyle, bu parsellere ilişkin dava ayrıldıktan sonra bu parsellere ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine , Akarca Çiftliği 115 ada 576, 577, 579, 580, 581, 583 ve 606 sayılı parsellerin ½’şer pay ile …, … adlarına tapuya tesciline ilişkin kadastro mahkemesinin 26.07.2006 gün ve 2006/273-44 sayılı kararı temyiz edilmeden 10.08.2006 tarihinde kesinleşmiştir.
Aynı kökten gelen tapu kayıtlarına dayanılarak açılan orman tahditine itiraza ilişkin davalar sonucu oluşan ve yukarıda sayılan kesinleşmiş mahkeme kararları, somut olayda mahkemece kesin hüküm olarak kabul edilmek suretiyle karar verilmiş, tesbiti hükmen kesinleşen ve tapuya tescil edilen parsellerle ilgili hüküm kurulmamıştır.
Davalı taraf, tapuları kapsamında kalan ve 4785 sayılı Kanun ile devletleşen taşınmazlarının 5658 sayılı Kanun hükümlerine göre kendilerine iadesini istemişler, 1953 yılında yapılan değerlendirmede, iade koşulları taşımadığı için iade edilmeyeceği 1953 yılında tapu sahibi müracaatçılara bildirilmiş, 1958 yılında tekrar başvurulması üzerine bu kez, ekli haritada I ve II numaralı parçaların 5658 sayılı Kanun gereği iadesi (aynı karar ile (III9 nolu bölüm Zindaf Dağı Devlet Ormanına sınır olduğu için iade edilmemiştir) Orman Genel Müdürlüğünün 03.01.1958 gün ve 5-5078-26 sayılı yazısı ve Bakan oluru ile sağlanmışsa da, bu işlem Tarım Bakanlığının 21.07.1961 gün ve 5078-26 sayılı kararı ile iptal edilmiş, iptal işleminin iptali istemiyle, … ve arkadaşları tarafından açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay 8. Dairesinin 01.12.1963 gün ve 1963/318-10298 sayılı kararı, karar düzeltme isteminin de aynı Dairenin 1964/476-4741 sayılı kararı ile ret edildikten sonra kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece dayanılan tapu yargılamanın değişik aşamalarında dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi ve fen bilirkişiler vasıtasıyla uygulanmış, memleket haritası üzerine işaretlenen sınırlarına göre tapu kaydının çekişmeli parselleri kapsadığı bildirilmişse de, dayanılan tapu kayıtlarının geldi ve gittileri tereddüte yer bırakmayacak biçimde yerel tapu idaresi ve Tapu Kadastor Genel Müdürlüğünden getirtilerek, bir birini takip eden tedavül ve revizyonlarının belirlenmesi yoluna gidilmediği gibi, keşifte tapu sınırları yerel bilirkişiler tarafından tek tek tarif edilmemiş, sınırlarının fen bilirkişiye gösterileceğine ilişkin beyanlarının alınması ile
yetinilmiş, tapu uygulaması fen bilirkişi raporunda anlatılmış, tevhitten önce toplam 1621 hektar miktarlı olup, tevhitte belirlenen yeni sınırları ile 1461 hektar olan tevhit tapusunun, kadastroda 1180 hektara uygulandığı, keşifte gösterilen sınırları itibariyle uygulandığında ise kapladığı alanın 42.000.000,00 m2 (4200 hektar) yeri kapladığı bildirilmişse de, tapu kaydı
uygulamasının denetime olanak vermediği için yöntemince uygun olduğu söylenemeyeceği gibi, kök tapu kayıtları ve en azından Hazinenin satışından önceki yani 1321 tarihli sınırları itibariyle tek tek sınırları okunarak arzdaki yerleri belirlenmediği, bu kayıtların sınırları itibariyle kapsadıkları ve miktarları itibariyle kapsadıkları alanlar tek tek belirlenmediği, yerel bilirkişi sözleri komşu parsel kayıtları ile denetlenmediği için tapu kayıtlarının kapsamının yöntemine uygun tayin edildiği söylenemeyeceği gibi, mahkemece, tapu kayıtlarının tevhit ve ifraz sırasında sınırlarında ve miktarlarında meydana gelen değişiklik ve artmaların Orman Yönetimi ve Hazineyi ne şekilde bağlayacağı tartışılmamıştır.
Hüküme dayanak yapılan orman bilirkişiler raporlarını 1959, 1977 ve 1996 yılı memleket haritalarının uygulanmasına dayandırmışlarsa da, 1959 yılı memleket haritası ve 1977 yılında düzenlenen memleket haritalarının çakıştırılması sırasında hata yapıldığı memleket haritasındaki dere sırt ve tepe noktaları esas alınarak karşılaştırıldığında, çekişmeli parsellerin kadastro paftasının, 1959 yılında ve 1977 yılında düzenlenen haritalar üzerine farklı farklı aktarıldığı, başka deyişle kadastro paftası ile memleket haritalarının çakıştırılması sırasında hata yapıldığı çıplak gözle yapılan incelemede bile görülmektedir.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785, 5658, 6831 sayılı kanun hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Kanun ile sadece hangi nitelikteki taşınmazların Devlet Ormanı sayılacağını göstermiş ve devlet ormanlarının kadastrosunun yapılmasını öngörmüştür. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar Devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Kanun ile iadeye tabi tutulmuş ve iadenin koşulları aynı Kanunda gösterilmiştir.
Devletleştirilen ve iadeye tabi olmayan ormanlara ait tapu kayıtları hukuki değerlerini yitirirler. Orman Yönetiminin ve Hazinenin katılımı olmaksızın tescil hükmü, ya da tescil bildirimi ile tevhiden ve ifraz ile oluşan tapu kayıtları bu yönetimleri bağlamaz. 6831 sayılı Kanunun 3373 sayılı Kanun ile değişik 1/F maddesi, öncesi orman olmayan taşınmazlar bakımından söz konusu olabilir.
O halde mahkemece; öncelikle çekişmeli parselin tesbitine esas alınan tapu kaydının ilk tesisinden itibaren cins ve miktar değişikliklerini evrakı müsbitesi ile birlikte içeren, şu ana kadar dosyaya getirtilmemiş, dosyada bulunmayan tüm tedavülleri ve revizyonları, yerel tapu idaresi, Tapu Bölge Müdürlüğü ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünden getirtilmeli, kök tapu itibarile tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsellerin tesbit tutanakları ile tesbitleri kesinleşmişse bu yolla oluşan tapu kayıtları, itirazlı olan ya da hükmen kesinleşenlerle ilgili dava dosyaları getirtilmeli, dayanılan bu tapu kayıtlarının kadastro sırasında veya hükmen revizyon gördüğü parseller tesbit edilmeli, gerekirse, tapu müdürlüğü arşivi ve dosyadaki kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, tapunun tesis ve tedavülleri ile revizyonlarını bir arada gösteren bilirkişi raporu alınmalı,
Tapu kayıtlarının tüm revizyonlarını bir arada gösteren tapulama paftası getirtilmeli ya da dosyada yok ise düzenlettirilmeli, bu haritadan yararlanılarak, revizyonları dıştan çevreleyen parsellerin tesbit tutanakları ve dayanağı olan tapu ve vergi kayıtları,
Çekişmeli parselin bulunduğu yere ilişkin, en eskisinden en yenisine bulunabilen tüm memleket haritaları ve hava fotoğrafları,
Dayanılan tapu kayıtları ile uygulanması muhtemel vergi kayıtlarındaki sınırları ve memleket haritasındaki mevkileri ve sabit noktaları ve sınırları bilecek ve bu davalar ile ilgisi olmayan, yeterince yaşlı ve yansız yerel bilirkişiler tesbit edilmeli, gerektiğinde tapu kayıtlarının bilinmeyen sınırlarında yardımcı olacak ve zilyetlik konusunda bilgi verecek tanık isimleri taraflardan istenmeli, önceki keşiflere katılmamış üç orman bilirkişi ve üç ziraat
uzmanı bilirkişi ile üç harita mühendisi ve üç fen elemanı bilirkişinin ismi yöntemince belirlenmeli, bu bilirkişilere tarafların itirazları olursa değerlendirilerek, gerektiğinde onların yerine başkaları seçilmeli,
Daha sonra, mahkemece, getirtilen orman kadastro tutanak ve haritası ile memleket haritaları, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planları, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, üç harita mühendisi ve üç fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli parseller ile birlikte çevre çevre araziye de uygulanmak suretiyle çekişmeli parsellerin öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; 5658 sayılı Kanun uygulaması yönünden iade kararının iptaline ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin Danıştay 8. Dairesinin 01.12.1963 gün ve 1963/318 – 10298 sayılı kararı gözetilmeli, tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; parselin bir birinden farklılık arz eden bölümleri ayrı yarı ele alınarak, bu bölümlerin toprak yapısı, bitki örtüsü, üzerindeki ağaçların cinsi, yaşı ve sayısı, kapalılık oranı, hakim ağaç türü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, çekişmeli parsellerin dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, hangi fotoğrafın taşınmazın hangi bölümüne ya da sınırına ait olduğu üzerine yazılıp onaylanarak dosyaya eklenmeli, dav sırasında orman kadastrosu yapılmışsa, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak Orman Kadastro haritası ile irtibatlı, taşınmazların konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritalarının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, 2/B işlemine konu edilen ancak Orman Yönetiminin davası nedeniyle 2/B işlemi kesinleşmeyen yerler yönünden, bu yerlerin 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediği, ormancılık tekniği ve ülke ekonomisi yönünden 2/B’lik yer olarak muhafazasında mı, yoksa orman olarak muhafazasında mı yarar bulunduğu hususunda bilimsel görüşleri alınmalı, orman kadastrosuna itiraraza ilişkin davalar sonunda Orman Yönetimi ya da kişiler yararına veya aleyhine oluşan kesin hükümler gözetilmeli,
Orman sayılmayan bölümler yönünden bu yerlerin tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı, kalmıyorsa ise zilyetlikle edinilecek yerlerden olup, kayıt fazlası olduğunun belirlenmesi halinde nereden kazanıldığı ve ve ormandan açılıp açılmadığı, zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup, oluşmadığı yöntemince saptanmalıdır. Bu cümleden;
Davalı tarafın dayandığı tutunduğu tapu kayıtları ve vergi kayıtları ilk oluşumundan itibaren tüm tesis ve tedavülleri yerel bilirkişiler yardımıyla yerine uygulanmalı, yerel bilirkişi sözleri komşu parsel kayıtları ve dayanakları ve memleket haritalarındaki mevki isimleri ve yer isimleri okunarak denetlenmeli, bilinmeyen sınırlar konusunda taraflara tanık dinletme olanağı verilmeli, tapu kaydının değişebilir nitelikte nokta sınır içerip içermediği üzerinde durularak, nokta sınırları ve mevkii ismi olan sınırları ya da orman sayılan yerlerden olduğu belirlenen taşınmazlara sınır olmaları nedeniyle, kapsamının 3402 sayılı Kanunun 20/C madde hükmüne göre yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı da gözetilerek, 3402 sayılı Kanunun 20 ve 21. maddeleri gereğince uygulama yapılmalı, sabit sınırların neresi olduğu irdelenip tartışılarak, bu sabit sınırlar ile bağlantısı kesilmemek ve kök kaydın toplam miktarı, kesinleşen mahkeme kararları ve bu kararları ile orman olgusu kesinleşen yerler ve orman sayılmayan yerlerden
olduğu hususu kesinleşen yerler ve mahkeme kararları dikkate alınmalı, tapu kayıtları sabit sınırlarında başlanıp birbiri ile ve sabit sınırları ile tapusunun ortak sınırları bulunduğu gözetilerek sabit sınırlarından başlanarak, uygulanıp, yüzölçümü ile geçerli kapsamları
tereddüte yer bırakmayacak biçimde belirlenmeli, yüzölçmü ile geçerli kapsamı ve miktarı belirlenirken, daha önce kişiler adına tescile ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları dikkate alınmalı, harita mühendisi bilirkişi ve fen bilirkişilere tapu kayıtlarının sınırları itibariyle kapsadığı alanı ve yüzölçümüyle geçerli kapsamını ayrı ayrı gösteren ayrı renkli kalemlerle işaretli müşterek imzalı tüm parselleri bir arada gösteren birleşik kroki düzenlettirilmeli;
Çekişmeli parsellerin tapu kaydının miktarı ile geçerli kapsamı dışında kalan ve orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenen bölümlerinin, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle edinilecek yerlerden olup olmadığı, ve iddia sahipleri ve davalılar yönünden zilyetlikle edinilecek yerlerden olup olmadığı araştırılmalı, bu cümleden olarak; yapılacak keşifte, tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı belirlenip, torağın derinliği, eğim, bitki örtüsü, üzerindeki muhdesat ve ağaçların cinsi sayısı, sulama ve yağışa göre verimlilik, konularında detaylı rapor alınmalı;
Zilyetlik tanıkları taşınmazlar başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kimin tarafından kaç yıl süreyle, ne şekilde zilyet edildiği, bu zilyetliğin taşınmazların ekonomik amaca uygun olup olmadığı sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar iddia sahibi olan davacı ya da davalılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki doğacak olursa, bu çelişkiler, tesbit bilirkişileri de dinlenmek suretiyle giderilmeli 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, bu kişiler yanında, (murisler ve bayiiler) yönünden de aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanunun 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı,
Orman sayılmayan yerlerden olduğu ancak zilyetlikle edinilemeyecek Hazine adına tescili gereken yerlerden olduğu belirlenen taşınmazlar üzerindeki muhdesatın sayısı cinsi ve kime ait olduğu saptanarak, 3402 sayılı Kanunun 19. maddesine göre tapu kaydının beyanlar hanesine yazılmalı,
3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi ve 3402 sayılı Kanunu 1. maddesinde öngörülen Doğru Sicil oluşturma görevinin gereği yerine getirilerek, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle, davacı …’in yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Yukarıda ikinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi, Hazine, …, tarafından, … mirasçıları … ve …, … mirasçıları …, …’nın temyiz itirazlarının kabulü ile çekişmeli parsellerin tümüne ilişkin hükmün BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, Yargıtaydaki duruşma nedeniyle 900,00.-TL avukatlık ücretinin davalı gerçek kişilerden alınarak davacı … Yönetimine verilmesine, 900,00.-TL avukatlık ücretinin davacı … Yönetiminden alınarak davalı gerçek kişilere verilmesine, 900,00.-TL avukatlık ücretinin davacı …’den alınarak davalı Hazineye verilmesine, 21/05/2013 günü oy birliği ile karar verildi.