Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/3338 E. 2022/6834 K. 13.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3338
KARAR NO : 2022/6834
KARAR TARİHİ : 13.09.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli kasten yaralama
HÜKÜM : … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/02/2021 tarih ve 2020/1320 Esas – 2021/267 Karar sayılı;
Sanığın nitelikli kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 81-d,son, 29/1, 62/1 ve ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile mahkumiyetine dair kararı.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın nitelikli kasten yaralama suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin edilmiş, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedeninin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, sanığın savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin; sanığın basit kasten yaralama suçunu işlediğine, olayda tüfeğin dipçiğinin kullanılmadığına, katılanın düşmesi nedeniyle yaralandığına, kovuşturma aşamasında delilerin eksik toplandığına, tanık beyanları arasındaki çelişkilerin sanık lehine şüphe oluşturduğuna, haksız tahrik indiriminin azlığına, erteleme ve hagb hükümlerinin uygulanması gerektiğine, katılan vekilinin; suçun vasfına, haksız tahrik indiriminin yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle;
Ancak;
1) Yargıtay(Kapatılan) 3. Ceza Dairesinin 29/09/2020 tarih ve 2020/7783 Esas – 2022/12131 Karar sayılı ilamında; “Sanığın katılanı orta (2) derecede kemik kırığına neden olacak ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı olayda birden fazla nitelikli hal (TCK’nin 87/3 ve 87/1-d maddeleri) ihlaline neden olan sanık hakkında TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel cezaya hükmedilirken, sonuç cezaya etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerekliliğinin gözetilmemesi” gerekçesi ile hükmün bozulmasına ve mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, yazılı şekilde uygulama yapılması suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
2) Sanık ile katılan arasında tarla sulama suyunun kullanılması sırası ile ilgili anlaşmazlık bulunduğu ve sanık savunmalarına göre kullanım sırası kendilerinde olduğu halde katılanın sularını kestiği, mahkeme tarafından da olay tarihinde ve öncesinde taraflar arasında birtakım anlaşmazlıkların ve tartışmaların bulunduğundan bahisle sanığın eylemi gerçekleştirdiği kabul edilerek sanık lehine TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükümleri uygulanmasına rağmen, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilemediğinden bahisle sanığın cezasında TCK’nin 29. maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle çelişki oluşturulması,
3) Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/(1) maddesi uyarınca kendisini vekille temsil ettiren katılan yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye aykırı BOZULMASINA, 13/09/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.