YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1886
KARAR NO : 2011/11393
KARAR TARİHİ : 26.09.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı … Merkezi Gıda Tur San. Ltd. Şti’ne araç kiralama sözleşmesi gereğince teminat senedi verdiğini, senedin daha sonra doldurularak lehtar hanesine davalının adının yazıldığını, müvekkilinin davalı ile hiçbir alışverişinin bulunmadığını belirterek takibe konu senet nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, senedin davacının ağabeyine olan borcu karşılığında düzenlendiğini, kendisinin de ağabeyinden alacaklı olduğu için davacının onayı ile senedin lehtar hanesine isminin yazıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalı ile ticari ilişkisinin olmadığı, davalının ağabeyine davacının borçlu olduğuna ilişkin usulüne uygun deliller ibraz edemediği gerekçesiyle davacının borçlu olmadığının tespitine, tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davaya konu bononun teminat olarak verildiğini ve borçlu bulunmadığını iddia ederek borcu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı, senedin dava dışı ağabeyinin alacağı ve kendisinin de ağabeyinden alacaklı olduğundan bahisle davacının onayı ile düzenlenip verildiğini savunmuştur. Davaya konu bononun da ihdas nedeni bulunmamaktadır.
HUMK’un 290.maddesine göre, senede karşı defi olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin yazılı belge ile ispatı gerekmektedir.
Somut olayda davacı yanın, davaya konu bononun teminat olarak verildiğini ve anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir, senette ihdas nedeni olmaması nedeniyle talilden söz edilemez
Mahkemece bu yön gözardı edilerek ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek ispat külfetinin davalıya yüklenerek yazılı biçimde karar verilmesi dogru olmayıp, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının ise şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.9. 2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.