Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/3824 E. 2010/12881 K. 11.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3824
KARAR NO : 2010/12881
KARAR TARİHİ : 11.11.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin dava dışı Ray Sigorta A.Ş’nin acentesi olduğunu, müşterisi dava dışı ….’ın evinde hırsızlık olayı sonrasında sigorta şirketince ödeme yapılmadığını, davalı …’nin sigorta tazminat talep hakkının kendisine devri karşılığında 40.000 TL ödeme yaptığını, dava dışı sigortalıdan gayrı kabili rücu yetki belgesi alınıncaya kadar teminat olmak üzere dava konusu 40.000 TL bedelli çekin davalı …’ye teminat olarak verildiğini, müvekkili şirketin ortağı olan diğer davalı …’e de davalı … ’nin isteği üzerine çekin ciro ettirildiğini, çekin teminat fonksiyonu sona ermesine rağmen müvekkiline iade edilmeyerek takibe konu yapıldığını, 10.200 TL ödeme yapıldığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptaline, borca mahsuben yapılan 10.200 TL’nın ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsiline, davalıların tazminata mahkum edilmelerini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili cevabında, iddiaların asılsız olduğunu, müvekkilinin alacağına karşılık dava konusu çeki ciro yoluyla edindiğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Davalı … vekili cevabında, dava konusu çekin davalı …’ya teminat olarak verildiğini, davacı şirketin ortağı olan müvekkilinin kefalet amacıyla çeki ciro ettiğini, müvekkiline yönelik açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalı …’in dava konusu çek nedeniyle davacıdan gerçekte bir alacağı bulunmadığını kabul ettiği, bu davalı tarafından söz konusu çek nedeniyle bir ödeme de olmadığı, davacı keşidecinin teminat iddiası konusunda yazılı delili bulunmadığı ancak bu hususta davalı …’ye teklif ettiği yemini adı geçen davalının eda etmediği, bu durumda yeminden kaçınan davalı …’ye dava konusu çekin teminat olarak verildiği ve çekin teminat fonksiyonunu yitirdiği, çekin 10.200 TL’sinin 11.08.2006 tarihinde ödendiği, davalının bedelsiz kalan çeki tahsile koymakla kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı …’nin beyanlarının yeminden kaçınma olarak nitelendirilmesi doğru değildir. Zira, davalı … vekili, davacı tarafından hazırlanan yemin metninin usulüne uygun düzenlenmediğini savunmuş, gerek davalı asil gerekse davalı vekili usulüne uygun bir yemin metni hazırlandığı takdirde davalı …’nın yemin etmeye hazır olduğunu bildirmişlerdir. Bu durumda mahkemece davacının iddiası da gözetilerek somut olaya uygun düşecek şekilde bir yemin metni hazırlanıp, davalının usulüne uygun olarak hazırlanacak yemin metnini eda etmesinin sağlanması gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı … yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.