YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4678
KARAR NO : 2010/13500
KARAR TARİHİ : 30.11.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, icra takibine konu edilen bono bedelinin bir kısmının ödendiği iddiasına dayanan menfi tespit davasıdır.
Davalı vekili, müvekkilinin iyiniyetli 3.kişi olduğunu, iddiaya konu ödeme ile müvekkilinin bir ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, dava konusu senedin yetkili hamilinin … olduğu, davalı …’ın yetkili hamil …’nin temsilcisi sıfatı ile senedi takibe koyduğu, esasen davacının kısmi ödeme iddiası ile bu davayı açtığı için davalının takip alacaklısı sıfatını kabul ettiği, senette geriye ciroların bulunmasının davacı keşideciyi sorumluluktan kurtarmayacağı, senedin vadeden önce yetkili hamil … tarafından tahsil için bankaya verildiği, vadeden sonra yapılan cironun bulunmadığı, banka tarafından süresinde protesto çektirildiği, hal böyle olunca davacı keşidecinin dava dışı lehdara haricen yaptığı kısmi ödemeye ilişkin def’ileri senet hamiline ve onun yetkili temsilcisi olan davalıya karşı ileri süremeyeceği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu bonoyu protesto için bankaya ibraz eden kişinin davalı değil, dava dışı … olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Esasen bu husus yerel mahkemenin de kabulündedir. Kambiyo senedi ibrazından sonra cirosu mümkün olmayıp ancak alacağın temliki hükümlerine göre devredilebilir.
Bu durumda mahkemece senedi takibe koyan davalı … yönünden B.K.nun 162 vd. maddelerinde öngörülen alacağın temliki hükümlerine uygun bir temlik bulunup bulunmadığı hususu araştırılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.