YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2510
KARAR NO : 2013/6298
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili ve Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi vekili, 4342 sayılı Kanuna göre yapılan tespitte … Köyü 209, 496, 497, 498, 499, 500, 501, 502 ve 4322 parsel sayılı taşınmazların mera olarak belirlendiğini, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu iddia ederek, mera tahsis komisyon kararının iptali ile taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescili talebi ile dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davaya konu 496, 497, 498, 499, 500, 501 ve 502 sayılı parsellerin mera olan vasfının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, 209 ve 4322 parsel sayılı taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığından, bu parsellere ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, mera komisyonu tarafından yapılan mera tesbit, tahdit, komisyon kararı ile mera kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1970 yılında yapılmış ve sonuçları 13/05/1970 – 12/06/1970 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 496, 497, 498, 499, 500, 501 ve 502 nolu taşınmazların orman sayılan yerlerden, 209 ve 4322 nolu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, mahkemece, davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, mahkemece, taşınmazların 1970 yılında yapılan kadastro sırasında mera olarak sınırlandırılarak özel sicile kaydedildiği halde, kararda “mera kaydının iptali” yerine “mera olan vasfının iptali” denmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hüküm fıkrasının 1. paragrafında yer alan “mera olan vasfının” cümlesi kaldırılarak, yerine “mera olan kaydının” cümlesine yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde Oramn Yönetimine iadesine 30/05/2013 günü oy birliği ile karar verildi.