YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/274
KARAR NO : 2012/6223
KARAR TARİHİ : 24.04.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü, 254 ada 1 parsel sayılı 374812,26 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 4342 sayılı mera Kanununun 7. maddesi gereğince kadastro komisyonu tarafından verilen 08.01.2007 tarihli … köyü mera sınırlandırma kararında mera olarak sınırlandırılmasına karar verildiği, … köyüne ait 1937 tarih 614 tahrir nolu vergi kaydına istinaden de halende mera vasfını koruduğu belirtilerek kadastro ekibince orman olarak sınırlandırılması yapılan komşu 101 ada 1 sayılı parsele … tarafından askı ilan süresi içinde kadastro mahkemesine 2005/79 esas ile dava açıldığı gerekçe gösterilerek malik hanesi boş olarak tesbit edilmiştir. Davacılar Mehmet ve … vekili, kadastro mahkemesine sunduğu 15.05.2007 havale tarihli dilekçesiyle, taşınmazın mera niteliğinde olmadığı, hisseli olarak 150 dekarlık bölümünün müvekkili …’e; 220 dekarlık bölümünün de müvekkili …’e ait olduğu iddiasıyla taşınmazın hisseleri oranında müvekkilleri adına tescilini istemiştir. Mahkemece, taşınmazın mera niteliğinde olduğu ve meraların zilyetlikle kazanılması mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davacıların davasının reddine ve dava konusu … köyü, 254 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tesbit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve vergi kaydı mülkiyet belgesi olmadığından zilyetlikle birleşmemesi halinde değer verilmeyeceği ve hayvan otlatmak suretiyle sürdürülen zilyetliğin taşınmazın ekonomik amacına uygun iktisap sağlayıcı nitelikte bir zilyetlik olmadığı gözönünde bulundurularak ve taşınmazın mera niteliğinde olduğu saptanarak mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, taşınmazın mera niteliği saptandığına göre taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Yasasının 16/B hükmü doğrultusunda özel siciline kaydedilmesine karar verilmesi gerekirken tapuya tesciline karar verilmesi ve çekişmeli taşınmaz malik hanesi boş olarak tesbit görmesine rağmen tesbit gibi tescile karar verilmesi doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden
yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hüküm fıkrasının ikinci paragrafının ikinci cümlesinde yer alan “Tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline” cümlesi hükümden çıkartılarak, bunun yerine “Mera niteliğiyle 3402 sayılı Kadastro Yasasının 16/B maddesi uyarınca özel siciline kaydedilmesine” cümlesi yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 24/04/2012 günü oybirliğiyle karar verildi.