YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/660
KARAR NO : 2012/6303
KARAR TARİHİ : 24.04.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 204 ada 21 parsel sayılı 1466,21 m2, 204 ada 23 parsel sayılı 11306,82 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla vasfıyla senetsizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, 209 ada 15 parsel sayılı 3904,14 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla vasfıyla 314 nolu vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacılar adına tespit edilmiş, 207 ada 3 parseli sayılı 6548,15 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ve nitelik hanesi boş bırakılarak davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, 204 ada 21-23, 209 ada 15 ve 207 ada 3 parsellerin hazineye ait olan yerlerden olduğu iddiasıyla, … 209 ada 15 parselin kendisine ait olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine 204 ada 21, 204 ada 23, 207 ada 3 ve 209 ada 15 parsellerin tespit gibi davalılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; davacı Hazine taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış olup çekişmeli 207 ada 3 parsele komşu 207 ada 2, 4 ve 5 parsellerin kadastro tutanaklarının itirazlı olduğu anlaşıldığı halde, bu parsellere ait dava dosyaları ve varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları ile çekişmeli 209 ada 15 parsele komşu 209 ada 17 parsele ait kadastro tespit tutanağı ile eğer itirazlı ise dava dosyası ve varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları getirtilmediği gibi çekişmeli 204 ada 21 ve 23 parsel sayılı taşınmazlar 204 ada 12 nolu orman parseline komşu olduğu halde, çekişmeli taşınmazların öncesinin orman sayılıp sayılmayan yerlerden olduğu, zilyetlikle kazanılıp kazanılamayacağı konusunda mahkemece araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı orman yönetiminden sorularak yapılmış ise orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ile çekişmeli 209 ada 15 parsele komşu 209 ada 17 parsele ait kadastro tespit tutanağı ile eğer itirazlı ise dava dosyası, çekişmeli 207 ada 3 parsele komşu 207 ada 2,4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlara ait dava dosyaları ve varsa bu parsellere ait dayanak tapu ve vergi kayıtları eski tarihli memleket haritası,
hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; çekişmeli taşınmazların bir bütün olarak düşünüldüğünde 6831 sayılı Yasanın 17/1-2. maddeleri karşısındaki durumu araştırılmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma (Medeni Yasanın 713. maddesi, 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerindeki ) koşulların araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak, yapılacak keşifte 1980-1990 yılları arasında hava fotoğrafları ve memleket haritasında taşınmazın o yıllarda ziraat alanı olarak kullanılıp kullanılmadığı, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, taşınmazların toprak yapısı incelenmeli, çekişmeli taşınmazın fiili durumunu da belirtir şekilde rapor alınmalı, imar ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı, tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları H.Y.U.Y.’nın 259. ve 265. maddeleri gereğince taşınmaz başında dinlenip; taşınmazın öncesi itibariyle niteliğinin ne olduğu, kime ait olduğu, zilyetliğin nasıl meydana geldiği, ne kadar süre ile ne şekilde devam ettiği, bunun ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların bilgi ve görgülerinin hangi eylemli olaylara dayandırıldığı belirlenmeli, yerel bilirkişinin imar ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Kabule göre ise; çekişmeli 207 ada 2 parsel sayılı taşınmazın nitelik hanesi boş bırakılmak suretiyle davalılar adına tespit edildiği anlaşıldığından mahkemece taşınmazın niteliği belirlenerek nitelik hanesinin doldurulması gerekirken mahkemece bu konuda hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 24/04/2012 günü oybirliği ile karar verildi.