Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/2141 E. 2011/11387 K. 26.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2141
KARAR NO : 2011/11387
KARAR TARİHİ : 26.09.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı ve davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında Reklam Yeri Kiralama ve Kullanma Hakkı Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile inşaat cephelerine reklam asma ve bu alanları reklam amaçlı kullanma hakkının müvekkiline verildiğini, kira bedeli olarak peşin 200.000 USD ödeme yapıldığını ancak sözleşmeye konu reklam alanlarının kullanımına Kentsel Tasarım Müdürlüğünün izin vermediğini, ayrıca bina duvarının da teknik olarak reklam metaryalini taşımadığının tespit edildiğini, reklamdan istifade edilemediğini, peşin ödenen kira bedelinin tahsili için icra takibine girişildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin sona ermesine ilişkin olarak gösterilen fesih sebeplerinden müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı gibi reklam işi ile iştigal eden davacının kusurlu olduğunu, davacının bedel iadesi talep edemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda; kira sözleşmesi ile belirlenen cephe duvarlarının statik ve mukavemet yönünden reklam panosuna uygun olmadığı, bina mimarisinin reklam amaçlı kullanılmaya elverişli olmaması nedenine dayalı olarak sözleşmenin 4.maddesinde belirtilen ve bozucu şart niteliğindeki izinin alınamadığı, sürekli borç ilişkisi doğuran kira sözleşmesinin kendiliğinden sona erdiği, reklam izninin Kentsel Tasarım Müdürlüğünden alınamamasının davalıdan kaynaklandığı, davalının Haziran ve Temmuz aylarına ilişkin aldığı 200.000 USD kira bedelini davacıya iade ile yükümlü bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, itirazın 206.572 USD üzerinden iptaline, asıl alacağa 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince USD mevduatına 1 yıllık vadeli mevduat hesaplarına ilişkin devlet bankalarının uyguladığı, değişen en yüksek oranda temerrüt faizi yürütülmek suretiyle devamına, %40 tazminata karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı, icra takibinde toplam 223.385,00 USD alacağın takip tarihindeki kur üzerinden çevirdiği TL karşılığı alacağının tahsilini talep etmiş ve itiraz üzerinden itirazın iptali davası açmıştır. Talep olunan alacağın kur karşılığı Türk parası cinsinden olduğu dikkate alınmadan, yabancı para cinsinden itirazın iptaline karar verilmesi, HUMK’nun 74.maddesine aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.