Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/5328 E. 2012/8355 K. 04.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5328
KARAR NO : 2012/8355
KARAR TARİHİ : 04.06.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Kadastro sırasında … köyü, 127 ada 28 parsel sayılı 22279,16 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, hali arazi niteliği ile belgesizden Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, …, taşınmazın kendi zilyetliğinde tarla olduğu ve adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin krokide (A) = 1400,83 m²’lik kısmının davacı … adına, (B) ve (C) kısmlarının orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 30/06/1991 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, dava konusu taşınmazın krokide (A) ile gösterilen bölümünün, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş tahdit haritası, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek, yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen (A) bölüm hakkındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak, taşınmazın (B) ve (C) bölümleri yönünden ise; dava konusu parselin kadastro tutanağı malik hanesi açık olarak düzenlenmediğinden, 3402 sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince hakimin re’sen sicil oluşturma görevi yoktur. Dolayısıyla, bu bölümlerin tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken, orman niteliği ile tescile karar verilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm 1.fıkrasının son satırında yer alan “…orman vasfıyla” kelimelerinin kaldırılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına
04.06.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.