YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8640
KARAR NO : 2013/928
KARAR TARİHİ : 07.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastroda, … Köyü 174 ada 1 parsel sayılı 25215.44 m² yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe niteliğinde Hazine adına tesbit edilmiştir. Tutanağın beyanlar hanesinde “İşbu taşınmaz bahçe ve üzerindeki kagir bina olarak 1990 yılından beri … ‘nun fiili kullanımındadır. 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır.” şeklinde şerh bulunmaktadır. Davacı, kullandığı 10000 m²’lik yerin kadastro sırasında tesbit dışı bırakıldığının, bu kısmın da 2/B uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunu, bu nedenle; 174 ada 1 parselin yüzölçümünün 35200 m²’ye çıkarılmasını istemiştir. Kadastro mahkemesince dava konusu yer hakkında tutanak düzenlenmediğinden mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde dosyanın Pendik Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair verilen karar, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15.09.2011 gün ve 2011/6592 – 9950 sayılı kararıyla onanmış ve dava dosyası asliye hukuk mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece, zilyetlik aynî hak olmayıp şahsi hak teşkil ettiği ve davacının tescil harici olan yerle ilgili 174 ada 1 parsel sayılı taşınmazla birleştirilip 1 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün artırılmasını talep etmeye hakkının bulunmadığından davanın reddi karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tesbit dışı bırakılan taşınmazın 174 ada 1 parsele eklenerek tapuya tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1942 yılında 3116 sayılı Kanun gereğince yapılan orman tahdidi ile 25.6.1981 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması ve 27.02.1989 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu yapılmayan yerlerde orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
27.01.2009 günlü Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5831 sayılı Kanun ile eklenen 4. maddesi ile “EK MADDE 4 – 6831 sayılı Orman Kanununun 20/06/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2’nci maddesi ile 23/09/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2’nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu kanunun 11’inci maddesinde belirtilen askı ilânı hariç diğer ilânlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir. Bu maddeye göre yapılacak kadastro çalışmaları ikinci kadastro sayılmaz.” hükümleri yürürlüğe konulmuştur. Kütüğün beyanlar hanesinde yazılı zilyetlik veya muhdesat şerhi, aynî
hak olmayıp, kişisel hak niteliğinde olduğundan tapu sicilinden ayrı olarak alınıp, satılması, değiştirilmesi mümkün değildir. Şerhe ilişkin talepler, tarafların isteğiyle dahi tapu müdürlüğünce yerine getirilemez ve dava yoluyla genel mahkemeden istenemez. Ancak, 3402 sayılı Kanunun ek 4. maddesi gereğince yapılacak kadastro sırasında değerlendirilebilir. Muhdesat ve kullanımla ilgili itiraz ve dava hakları da o aşamada kullanılabilir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı tarafın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 07/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.