YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5730
KARAR NO : 2010/3442
KARAR TARİHİ : 25.03.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı şirket yetkilisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketten mal satın ve teslim alan davalının, fatura bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece taraflar arasında takibe dayanak yapılan faturadaki malların davalıya teslim edildiği konusunda ihtilaf bulunduğu, bu iddianın MK.nun 6.maddesi gereğince davacı tarafça davanın değeri nazara alındığında yazılı belge ile ispatlanması gerektiği, bu konuda davacı tarafın davalı ticari defterlerini delil olarak gösterdiği, defterlerin incelenmesi için davalı adına usulüne uygun isticvap davetiyesi çıkarılmasına rağmen davalı tarafın defter ibrazından kaçındığı, bu sebeple faturadaki malların davalıya teslim edildiği iddiasının davacı tarafça ispatlandığı, davalının ödeme def’inde bulunmadığı gibi ödemeye ilişkin herhangi bir belge de ibraz etmediği, takibe itirazında haklı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 2.695.12 YTL asıl alacak 162.38 YTL takip tarihine kadar işlemiş faiz üzerinden devamına ve asıl alacağın %40’ı olan 1.078.04 YTL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, satılan mal bedelinin tahsili için girişilen icra takibine yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Aleyhine girişilen icra takibine alacaklı ile hiçbir şekilde alacak, borç ilişkisi olmadığı şeklinde itirazda bulunan davalı, davaya karşı cevap vermemek ve yargılamaya katılmamak suretiyle iddiayı inkar etmiştir. Bu durumda ispat külfeti kendinde olan davacının, davalıya mal satıp, teslim ettiğini yazılı delille kanıtlaması gerekir. Mahkemece ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 25.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.