Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/15181 E. 2012/8536 K. 05.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15181
KARAR NO : 2012/8536
KARAR TARİHİ : 05.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı Hazine vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı … Yönetimi, … köyü 1449 parsel sayılı 61120,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan bölümünün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili, davalının elatmasının önlenmesi, beyanlar hanesindeki davalı yararına konulan şerhlerin silinmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın orman ve fen bilirkişi tarafından ortak düzenlenen krokili raporda (A), (B) ve (C) ile işaretlenen bölümlerinin tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, elatmanın önlenmesi isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15.07.2009 tarih ve 2008/17946 – 2009/11927 sayılı bozma kararında özetle, [Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; raporları hükme dayanak yapılan orman ve fen bilirkişi tarafından ortak düzenlenen 12.06.2007 tarihli raporda 4999 sayılı Yasa uyarınca yapılıp kesinleşen düzeltme haritasına göre çekişmeli taşınmazın (A), (B) ve (C) ile işaretlenen bölümlerinin orman sınırları içinde, (D) ve (E) ile işaretlenen kesimlerinin ise orman sınırları dışında kaldığı açıklanmış ise de bir örneği dosyada bulunan ve hangi yasaya göre yapıldığı anlaşılmayan orman tahdit haritası ile bilirkişiler tarafından yapılan hat uygulaması 37 ve 38 OTS’lerin gidiş yönü, açı ve mesafe değerleri itibariyle çelişik olup eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları da uygulanmamıştır. Mahkemece, bu yönler üzerinde durularak çelişkiler giderilmemiştir. Orman tahdit haritası ile çelişen krokiye dayanılarak hüküm kurulamaz. Bu haliyle uzman bilirkişilerin orman tahdit haritası, orman rejimi dışına çıkarma ve düzeltme haritaları ile tutanaklarını nasıl uyguladığı net olarak anlaşılamamaktadır.
O halde, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yöreye ilişkin en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ile 1744, 3302 ve 4999 sayılı yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastro, aplikasyon, orman rejimi dışına çıkartma ve düzeltme haritaları, işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarını askı ilan tutanakları bulundukları yerlerden getirtildikten sonra mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek iki mühendis ve bir harita mühendisinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan 6831 sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan orman kadastrosu teknik izahnamesinin 49. maddesinde yazılı “Orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman
2011/15181 – 2012/8536
kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı dokuzuncu bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6 – 7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek ve çekişmeli taşınmazın (X) ve (Y) değerlerini gösterir şekilde koordinatlı müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile teknik izahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi ] gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu … köyü, 1449 parsel sayılı taşınmazın orman ve fen bilirkişi tarafından ortak düzenlenen rapora ekli krokide (A) ile gösterilen 551,75 m², (B) ile gösterilen 13847,68 m² ve (C) ile gösterilen 10870,70 m²’lik bölümlerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, elatmanın önlenmesi ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava; kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescili ile elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1744 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 18.12.1978 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması, daha sonra 3302 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 29.03.1989 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması, 31.03.2005 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 4999 sayılı Yasanın 9. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işlemi vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit ve aplikasyon haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın krokide (A), (B) ve (C) ile gösterilen bölümlerinin kesinleşmiş tahdidi içinde, (D) ve (E) ile gösterilen bölümlerinin tahdit dışında kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı … Yönetimi ve davalı Hazine vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 05/06/2012 günü oybirliği ile karar verildi.Başkan